❤️🔥 Çocuklar Öğütten Daha Çok Iyi Örneğe Ihtiyaç Duyarlar
Kendiniiyi ve mutlu hisseden çocuk okulla ilgili işlerde de ilerleme gösterir. Aynı zamanda, çocuklar kişiliklerini oluştururken kendileri hakkında ipucu toplamaya ihtiyaç duyarlar. Sanatla ilgilenen çocuklar, kendilerini daha iyi tanır, böylece kişiliklerini daha sağlam olarak geliştirebilirler.
Bunedenle, çocuklar annenin sürekli varlığına ihtiyaç duyarlar. Bu aşamada çocukla vakit geçirmek için daha fazla zamana ihtiyacınız var. Gelişmeler fiziksel gelişmede de ortaya çıkmıştır: güvenle ve farklı yüzeylerde yürür, daha az sıklıkta düşer ve düşerken doğru bir şekilde gruplanabilir.
Biryerde uzun süre kaldıkları zaman hareket etmeye ihtiyaç duyarlar. 5. Müziksel - Ritmik Zekâ Müziğe ve sese özel ilgi duyarlar. Ritim, melodi ve müzikle daha iyi öğrenirler. Şarkıların melodilerini çok iyi hatırlar, güzel şarkı söyleyebilirler. Sık sık elleri ve ayakları ile ritim tutarlar.
Ayrıcabu çocuklar, daha fazla bilgiye ulaşabilmek için kaynak çeşitliliğine ihtiyaç duyarlar. Bu çeşitliği sağlayabilmek için bilgisayar, kütüphane ve çeşitli atölyelere ihtiyaç duyulmaktadır. Üstün zekalı çocuklar, sürekli aynı faaliyetlerde bulunmaktan hoşlanmazlar ve bu konuda tepkilerini sık-sık dile getirirler.
Özelliklekardeşi olan çocukların daha çok görülmeye, farkedilmeye ve yaptıklarının değerli olduğunu duymaya ihtiyaç duyarlar. 2 çocuğunuz varsa Allah kolaylık versin diyorum başka ne diyebilirim ki ben 1 taneyi idare edemezken.
Güçlenecekler ve daha zorlu aktiviteler yapabileceklerdir. Basketbol için 5 yaş başlamak için iyi bir zamandır. Önerilen yaş bu olsa da çocuklar herhangi bir yaşta top atmaya çalışmaya başlayabilir. Yaşlarına bağlı olarak değişecek tek şey, potanın yüksekliğidir. Pota yerden 3 metre yüksekliğe kadar ulaşabilir.
Öncelikle bütün çocukların yeni yılla ilgili dileklerini yazdıkları birer kağıt hazırlayın. Çocuklar yeni yıl dileklerini yazdıktan sonra bu kağıtları bir torbaya koyun ve karıştırın. Sonra torbadan teker teker çekin ve yüksek sesle okuyun. Çocukların da okuduğunuz bu tahminin kime ait olduğunu bulmalarını isteyin.
1) Çocuğunuzla ilgilenin. Onunla daha çok vakit geçirmeye ve sık sık konuşmaya çalışın. 2) Hissettiğiniz sevgi ve huzuru ona da aktarmaya çalışın. 3) Fiziksel ihtiyaçlarını zamanında görüp onun rahatı için ihtiyaçlarını gidermesine yardımcı olun. 4) Yaşına uygun bir şekilde onunla oyunlar oynayın.
0511.2019 - Mehr Informationen rund um das Lederhobby findet ihr auf deutschlands größter Leder-Webseite:www.rabomslederkiste.deIn diesem Tutorial versuche ich zu erklär
yGEJ. Çocuğun Eğitimi- Çocuk, anne babanın görülen birçok özelliğini aldığı gibi, gözle görülmeyen özelliklerini de alır. - Çocukların büyüme hormonu, gece uykuda iken salgılanır. Bu nedenle geç yatan çocuklar sağlıksız olurlar. On iki yaşına kadar çocuklar, kışın en geç yazın yatmalıdırlar. - Eğitim, doğruları söylemek değil, doğruları yapmaktır. - Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç duyarlar. - Çocuklara "ne" düşünecekleri değil, "nasıl" düşünecekleri öğretilmelidir. - Çocuklarımızı "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini, isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin. - Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, "ilgi ve zamanınızdır." - Çocukların duygu ve ihtiyaçları hakkında konusun. - Çocuklarınızı, tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer verdiğinizi "beden dilinizle" onlara hissettirin. - Çocuğun duygu ve düşünceleri hakkında karşılıklı konusun. - Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre, uygun görev ve sorumluluklar verin. - Hangi yasta olursa olsun, çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına katılma fırsatını kaçırmayın. - Çocuğunuzun her yasta anlattığını, sıkıntıdan patlasanız bile dinleyin. - Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız, bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini görürsünüz. - Çocuğunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakin ve onunla "göz ilişkisi" içinde olun. - Çocuğunuza "ne" söylediğinizden çok daha önemli olan, "nasıl" söylediğinizdir. - Çocuğun problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat verin. Çözemediği vakit devreye girin. - Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla karşılaştırmayın. - Çocuğun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın. - Dengeli takdir edilen ve övülen çocuklar, anne-babalarını ve arkadaşlarını da takdir etmeyi öğrenirler. - Aşırı sevgi ve takdir, çocuğunuzu "şımarıklığa" yöneltir. - Çocuklarınıza ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız. "Tembel", "sorumsuz", "inatçı", "huysuz" gibi olumsuz sıfatlar, bu özellikleri geliştirir. - Sık eleştirilen çocuklar, içe kapanık ve güvensiz olurlar. - Suçlanan, her konuda kabahati bulunan çocuklar, suçlamayı ve yalan söylemeyi öğrenirler. - Kızgın olduğunuz bir sırada çocuklarınıza hayat dersi vermeye kalkmayın. - Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız, o da hep çocuk kalır. - Anne-babaların davranışları ne aşırı "baskıcı" ne de aşırı "serbest" olmamalıdır. - Anne-babalar, çocuklarına karsı davranışlarında mutlaka tutarlı olmak zorundadırlar. - Çocuğunuza hep kendi isteklerinizi söylerseniz, ergenlik çağından itibaren istemediklerinizi işitirsiniz. - Çocuklarınızın arkadaşlarına karşı çıktığınız zaman, çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırır, onlara yaklaştırırsınız. - Çocuğunuzun istediği mesleği seçmesine izin verin. - Korkuya dayalı disiplin yerine, sorumluluğa dayalı disiplin verin. - Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadan önce, yasaklama nedeninizi mutlaka açıklayın. - Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır, kızar ve disiplin sorunu yaşarsınız. - Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda, kararı onunla birlikte verin. - Hangi yasta olursa olsun, her fırsatta çocuğunuzun fikrini sorun. - Dövülen çocuklar, kavgayı, geçimsizliği ve düşmanlığı öğrenirler. - "Ceza" gelişmeye engeldir. "Ödül" ise gelişmeye katkı sağlar. - Çocuklar da insandırlar. Onlar da herkes gibi kendilerini devamlı emir verilmesinden hoşlanmazlar. - Çocuğunuzun kendisi olmasına izin verin. - Topluma faydalı, değişik ve yenilikler yapan insanları, çocuklarınıza örnek gösterin. Çocuk İçin Önleyici Açıklamalar Evde, konuşurken anne - babanın beklentilerini davranıştan önce açık bir dille açıklamaları; - Salonun her zaman düzenli olmasını istiyorum. Oyuncaklarını oraya götürdüğün zaman çok dağınık oluyor, misafir geldiğinde de mahcup oluyorum. Ne yapalım dersin? - Dışarı çıktığımızda bağırıp - çağırırsan ya da ağlayarak bir şeyin alınmasını istersen çok sinirleniyorum. O zaman seninle çıkmak artık hoş olmuyor. Sokakta benden bir şey isteme, tamam mı? - Sütünü içmediğin zaman, boyunun uzamayacağını biliyorsun değil mi? Çocuk İçin Çevreyi Değiştirmek Çocuğa Kızmamak İçin Önceden Tedbir Almak - Annenin dağınıklığı görüp de sinirlenmemesi için oturma odasında bir oyun kösesi hazırlaması. - Dışarı çıkmadan önce çocuğun karnının tok olmasına dikkat etmek. - Çocuk akşamları zor yemek yiyorsa o saatte yorgun olabilir yemek yemiyor diye kızacağınıza, yemek saatini daha öne alabilir veya çocuğa daha önce yemek verebilirsiniz. Ya da çocuğun özellikle yiyemediği bir yemek örneğin ıspanak varsa, bir müddet o yemek için zorlamamak veya değişik bir şekilde sunmak ıspanaklı börek, ıspanak dolması gibi. - Küçük kardeş büyüğü ders saatlerinde rahatsız ediyorsa, büyüğünün ders yaptığı saatte küçüğe özel bir oyalayıcı bulmak. komşuya küçükle birlikte gitmek, alışverişi onunla birlikte o saatte yapmak, o saatte verilmek üzere küçüğe özel boya, kâğıt, küçük makas vermek, mutfakta anneye yardıma çağırmak, eğlenmesi için bir iki kapta mercimek, nohut vermek gibi. Çocuğa Örnek Olmak Anne-baba çocuğundan beklediği davranışlara önce kendi örnek olmalıdır. "Ben sana küfür etme demedim mi geri zekalı" diyen bir anne-baba ile "Niye kardeşine vuruyorsun? Gel bakalım buraya uzat elini..." deyip vuran anne-baba nasıl inandırıcı olabilir? Çocuğun İyi Alışkanlıklar Geliştirmesine Yardımcı Olmak Çocuklar çoğunlukla, kendilerinden beklenen davranışların neler olduğunu ve nasıl yapılacağını bilemezler. "Odanı topla" dediğimiz çocuk, küçük yastayken, odanın nasıl toplanacağını bilmez. "Odan çok dağılmış gel beraber toplayalım, bak bebekleri su rafa, arabaları su tarafa yerleştirelim, su kösede kitapların olsun" diyerek birkaç kez beraber yapılmasına yardımcı olunması çocuğa neyi nasıl yapacağını gösterir ve çocukta bir alışkanlık başlangıcı olur. Çocuğun Ders Alışkanlığı Çocuk okuldan gelince "Gel, elimizi yüzümüzü yıkayalım, sana yemeğini hazırladım. Sonra derse oturursun" diyerek yol gösteren anne; çocuk ders yaparken gerekiyorsa kısa bir süre için dersi nasıl yapacağını ona gösterir. Burada önemli olan kısa bir müddet olması, sonra o fiili çocuk için alışkanlık haline dönüştürebilmesidir Ve bütün bunlarda en önemli unsur "takdir"dir. Beğendiğiniz her güzel, olumlu davranışı takdir etmek, onun tekrar edilmesi için vazgeçilmez bir etkendir. Sorun Olan Davranış Sırasında Çocuklar genelde laf olsun diye olumsuz davranmazlar. İyice bakıldığında bunun arkasında giderilmemiş bir ihtiyaç vardır. Bu durumu bilirsek, bu bilgi hem sorunu daha etkili bir şekilde halletmeye, hem de anne - çocuk ilişkisini zedelemeden güzel bir düzeyde korumaya yardımcı olur. Bu gibi durumlarda çocuğa kızmak, bağırmak, cezalandırmak sorunu halledeceğine onu daha büyük ve önemli hale getirir. Önemli olan; anne-babanın nedenleri düşünürken çocuğa danışması, onunla fikir birliğine varmasıdır. Çünkü çocuklar bizden farklı yapı ve düşüncede olabilirler ve ebeveynin etkili olduğunu sandığı nedenler çocuk için geçerli ve gerçek olmayabilir. Örneğin gece yatağına gitmek istemeyen çocuğun karanlıktan korktuğunu zanneden anne- baba aslında çocuğun ilgi beklediğini veya kardeşini kıskandığı için böyle davrandığını gözden kaçırılabilir. Çocuğa Alternatif Sunmak Olumlu davranışı göstererek sadece "yapma, etme" yerine neyi yapmasını beklediğinizi açıklamamız veya seçim yapmasına yol göstermemiz gerekir. Alışverişte her şeyi elliyorsa, satın aldığınız şeyleri ona gösterip onun sepete koymasına müsaade etmek. - Ağabeyi veya ablasının defterlerini karıştırıyorsa, ona da bir defter ve kalem vermek gibi. Anne-Babanın Duygularını Çocuğa Belirtmesi Duyguların ifade edilmesi kişiyi rahatlatır, sakinleştirir ve kızgınlığın birikmesine engel olur. Ayrıca çocuk olumsuz davranışının karşı taraf üzerinde bıraktığı olumsuz etkiyi anlamış olur bu, kızmak, beddua etmek, bağırmak, küfretmek anlamına gelmez. "Oyuncaklarını salonun ortasında bıraktığın zaman sürekli toplamam gerekiyor ve yoruluyorum etki ve hele ben topladıktan sonra tekrar getirirsen bu sefer de sinirleniyorum artık duygu. Buna bir çare bulmalıyız." "Ben evde yokken dersini yapmadığın zaman çok rahatsız oluyorum duygu, bu hem benim sokağa çıkmama engel oluyor hem de sana güvenim azalıyor etki." Çocuğun Sorun Olan Davranışından Sonra Etkileri Göstererek Pişmanlığa Yöneltmek Çocuk olumsuz davranışının sonucunda ortaya çıkan zararın ne olduğunu görmeye başlamalıdır. Bu şekilde çocuk, çevresi ve diğer kişiler hakkında yavaş yavaş bilinçlenir, sebep-sonuç ilişkisini kurar ve davranışının başkalarında yaratabileceği etkileri ve tepkileri öğrenir. Başkasının üzüntüsüne, rahatsızlığına ve acısına sebep olduğu düşüncesi, çocuğu yaptığı davranıştan ötürü kendini suçlu hissetmeye ve pişmanlık duymaya yöneltir. Böylelikle çocuk iç denetim vicdan geliştirmeye baslar. Bu durum ileride sorumlu olacağı inanç hayatı için de temel oluşturmaktadır. Çocuğun Olumsuz Davranışının Sonuçlarını Yaşamasına Müsaade Etmek Bu müsaade, suçla paralellik arz etmeli ve eşit ağırlıkta olmalıdır. Örneğin; bütün ikazlara rağmen salonda top oynamaya devam eden çocuğun elinden topu bir süre için alınır. Veya kırdığı eşya için bedelini haftalığından karşılaması gibi zararı telafi edici bir yöntem uygulanabilir. Uygulanan yöntem, suçu, olumsuz davranışı hatırlatmalıdır. Çocuk, olumsuz davranışının olumsuz sonucunu yasarken davranışı üzerinde düşünebilmelidir. Örneğin, uyarılara rağmen duvarı boyayan çocuğun duvarı silmesi, böylelikle annesine gereksiz yere iş çıkarmaması istenir. Çocuk duvarı silerken hem olumsuz davranışı üzerine düşünebilir, hem de davranışını düzeltmek için ona bir imkân tanınarak suçunu telafi etmesi, kendini affettirmesi ve ileride suçluluk duyguları duymaması sağlanır.
Çocuğunuz doğduğu andan itibaren onun örnek alacağı yegane kişi siz olursunuz. Yani o andan sonra çocuğun yapacağı her şey ya da söyleyeceği her söz evde öğrendikleri üzerinden doğası gereği bir çocuk, anne ve babasından ne gördüyse onu aklına yazar ve onların tavır ve davranışlarını meraklı gözlerle izleyerek yeni bir şeyler öğrenmeye çalışır. Eğer çocuğunuza evde gördüklerinin onun için en iyi örnekler olduğunu göstermek istiyorsanız, kendinizi ona karşı çok iyi bir biçimde yansıttığınızdan emin olmanız çocuğunuza örnek olacak her davranışınız belki de binlerce kelimeye eşdeğer bir özelliğe sahip olacaktır. Ufaklığınız yaptığınız her şeyi gözlemler, sizi hareketleriniz üzerinden yargılar ve bunların sonucunda da bir takım sonuçlara genellikle anne ve babalarını çok sever ve onlara hayranlık duyarlar. Bu nedenle siz, onların kendilerinin yansıması olarak görmek istedikleri bir ayna gibisiniz. Yani eğer üzüntü duyuyorsanız, bu aynı zamanda onların üzüntüsü anlamına gelecektir. Benzer şekilde çeşitli duygularınız, kendinize olan güveniniz ve davranışlarınız da aynı şekilde çocuklarınıza Babaların Söyledikleri ve YaptıklarıÇocuklar, anne ve babalarının söyledikleri ile tutarlı bir biçimde davranmadıklarını çok geçmeden farkına varacak yetiye sahiptirler. Örnek olarak şu şekilde düşüncelere kapılabilirler “Annem kendisi bağırdığı halde neden bana bağırmamamı söylüyor ki?”, “Bana her defasında musluğu kapatmamı söylüyor ama acaba neden kendisi de yemek pişirirken musluğu açık bırakıyor?”Çocuğunuz yapmış olduğunuz hatalardan birinden ötürü sizi suçlamaya kalkarsa onu baskılamaya çalışmayın. Tam tersine, ona kendi zayıflıklarınız ve yapmış olduğunuz yanlışlarla başa çıkmaya çalıştığınızı gösterin. Unutmayın ki çocuğunuz sizin ona göstereceğiniz sevgiye, desteğe, anlayışa ve yönlendirmeye ihtiyaç duymaktadır. Çocukların fikirlerinin büyükler tarafından dinlenmesi gerekir. Ancak öncelikle izinden gidebilecekleri iyi örneklere ihtiyaç nedenle çocuklar, öncelikle söylemleriniz ile eylemleriniz arasında bir uyum arayışı içinde olacaklardır. Ancak bu şekilde anne ve babalarından aldıkları öğretileri kendi yaşamlarına da uygulama şansını dünya ile iletişim kurarlar ve kendi dünyalarını sordukları sorular ve bu sorulara aldıkları yanıtlar yardımıyla şekillendirirler. Bu yüzden, eğer çocuğunuza düzenli ve tertipli olması gerektiğini öğütlüyorsanız, kendinizin de düzenli ve tertipli bir insan olduğunu ona göstermeniz biçimde eğer çocuğunuza kötü sözler sarf etmemesini söylüyorsanız, sizin de bu tür kelimeler kullanmamanız gerekir. Değerler yalnızca öğretilmez ya da açıklanmaz. Aynı zamanda anne ve babaların bunları örnekler ve deneyimlerle desteklemeleri ve babaların davranışlarına bakarak çocuklar neşeli olmanın ne demek olduğunu ya da sağduyunun nasıl bir kavram olduğunu öğreneceklerdir. Aynı zamanda bu sayede, diğer birçok kavram gibi kendilerini kontrol etme becerisini de elde çocukların eğitimi ve davranışlarının şekillenmesi bağlamında etkisi bulunan aile bireylerinin yalnızca anne ve babalar olmadığının da altının çizilmesi gerekir. Günlük yaşantılarında çocuklarla birlikte zaman geçiren büyükanne ve büyükbabalar, amca ve dayılar, kuzenler ya da arkadaşlar da onların davranış biçimleri üzerinde doğrudan etki İçin En Güzel Örnekler Evinizde Birkaç ÖneriÇocuklara sahip olmaları gereken değerlerin evde, bilginin ise okulda verildiği fikri insanlar arasında oldukça yaygın ve popüler bir hale gelmiştir. Ancak aslında eğitim dediğimiz kavram, çocuğun gelişim sürecinde hayatında bulunan herkesi ilgilendirmektedir. Bu bağlamda, çocukları için en güzel örneklerin evde olduğunu söylemekten gurur duyan anne ve babalar için aşağıda sıraladığımız önerilerin dikkate alınmasını tavsiye ediyoruz Eğer çocuğunuzun diğer kişilerle bağıra çağıra iletişim kurmasını istemiyorsanız, siz de ona kesinlikle bağırmayın. Benzer şekilde eğer çocuğunuzun kitap okumasını istiyorsanız, siz de onunla birlikte okuyun. Yani onun, sizin de okuduğunuzu görmesini sağlayın. Diğer insanları şantaj ve benzeri şekillerde istekleri dışında hareket etmek için zorlamasını önlemek için, siz de hiçbir şartta ona şantaj yapmayın. Çocuklar anne ve babalarını çok sever ve onlara hayranlık duyarlar. Bu nedenle siz, onların kendilerinin yansıması olarak görmek istedikleri bir ayna gibisiniz.» Ufaklığınızın dürüst bir kişi olmasını istiyor musunuz? O zaman hiçbir şartta ona yalan söylemeyin. Eğer çocuğunuzun yediği yemekten keyif almasını ve farklı türlerdeki yemekleri tatmasını istiyorsanız, sizin istediklerinizi yemesi konusunda onu zorlamayın. Bu konuda ona saygı duyun. Çocuğun kendi kişiliği ve zevklerinin oluşabilmesi için size ait zevkleri ona dikte etmeyin. Eğer çocuğun, diğer insanların değerlerine karşı ön yargı beslemesini istemiyorsanız, siz de onu yargılamayın. Onun size ya da diğer insanlara vurmasını istemiyor musunuz? O halde siz de ona karşı şiddet içerikli hiçbir davranışlarda bulunmayın. Çocuğunuzun hayatı boyunca her koşul altında size güvenmesini istiyor musunuz? O zaman siz de ona güvendiğinizi gösterin. Çocuğunuzun tamamen korkularla dolu bir kişiliğe sahip olamayacağı gerçeğini dikkate alarak, onu korku ve tehdit yöntemlerini kullanarak eğitmeye çalışmayın. Kısacası, söylediğiniz her şeyin ve yaptığınız her davranışın çocuğun davranışlarını da doğrudan etkilediğinin bilincinde olmanız gerekmektedir. Çocuk sizden gördüğü her şeyi tekrar ve taklit edecektir. Şu gerçeği aklınızdan asla çıkarmayın Çocuklar için en iyi örnekler evinizin içinde çekebilir ...
Bugüne kadar "çocuk eğitimiyle" ilgili yaptığımız çalışmaların özetini oluşturan kuralların bazılarını maddeler halinde okuyucularımıza sunmak istiyoruz. Bu ana kurallar başlı başına bir kitap dolusu bilgileri ihtiva ediyor. Başta eğitimciler, anne ve babalar olmak üzere herkese yararlı olacağını umuyoruz. * Eğitim, doğruları söylemek değil, doğruları yapmaktır. * Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç duyarlar. * Çocuklara "ne" düşünecekleri değil, "nasıl" düşünecekleri öğretilmeli. * Çocuklarımızı "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini, isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin. * Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, "ilgi ve zamanınızdır". * Çocuk, anne babanın görülen birçok özelliğini aldığı gibi, gözle görülmeyen özelliklerini de alır. * Çocukların büyüme hormonu gece uykuda iken salgılanır. Bu nedenle geç yatan çocuklar sağlıksız olurlar. On iki yaşına kadar çocuklar, kışın en geç yazın yatmalı. * Çocuklarınızla duygu ve ihtiyaçları hakkında konuşun. * Çocuklarınızı, tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer verdiğinizi "beden dilinizle" onlara hissettirin. * Çocuğunuzun duygu ve düşünceleri hakkında karşılıklı konuşun. * Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre, uygun görev ve sorumluluklar verin. * Hangi yaşta olursa olsun, çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına katılma fırsatını kaçırmayın. * Çocuğunuzun her yaşta anlattığını, sıkıntıdan patlasanız bile dinleyin. * Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız, bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini görürsünüz. * Çocuğunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakın ve onunla "göz ilişkisi" içinde olun. * Çocuğunuza "ne" söylediğinizden çok daha önemli olan, "nasıl" söylediğiniz önemli. * Çocuğunuzun problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat verin. Çözemediği vakit devreye girin. * Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla karşılaştırmayın. * Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın. * Dengeli takdir edilen ve övülen çocuklar, anne-babalarını ve arkadaşlarını da takdir etmeyi öğrenirler. v Aşırı sevgi ve takdir çocuğunuzu "şımarıklığa" yöneltir. v Çocuklarınıza ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız. "Tembel", "sorumsuz", "inatçı", "huysuz" gibi olumsuz sıfatlar, bu özellikleri geliştirir. * Sık eleştirilen çocuklar, içe kapanık ve güvensiz olurlar. * Suçlanan her konuda kabahati bulunan çocuklar, suçlamayı ve yalan söylemeyi öğrenirler. * Kızgın olduğunuz bir sırada, çocuklarınıza hayat dersi vermeye kalkmayın. * Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız, o da hep çocuk kalır. * Anne-babaların davranışları ne aşırı "baskıcı" ne de aşırı "serbest" olmamalı. * Anne-babalar, çocuklarına karşı davranışlarında mutlaka tutarlı olmak zorundadırlar. * Çocuğunuza hep kendi isteklerinizi söylerseniz, ergenlik çağından itibaren istemediklerinizi işitirsiniz. * Çocuklarınızın arkadaşlarına karşı çıktığınız zaman, çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırır, onlara yaklaştırırsınız. * Çocuğunuz 14 yaşını geçtikten sonra, tatillerde çalıştırın. Kendi işyeriniz olsa bile, başkaları yanında çalışmasına imkân hazırlayın * Çocuğunuzun istediği mesleği seçmesine izin verin. * Korkuya dayalı disiplin yerine, sorumluluğa dayalı disiplin verin. * Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadan önce yasaklama nedeninizi mutlaka açıklayın. * Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır, kızar ve disiplin sorunu yaşarsınız. * Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda, kararı onunla birlikte verin. * Hangi yaşta olursa olsun, her fırsatta çocuğunuzun fikrini sorun. * Dövülen çocuklar, kavgayı, geçimsizliği ve düşmanlığı öğrenirler. * "Ceza" gelişmeye engeldir. "Ödül" ise gelişmeye katkı sağlar. * Çocuklar da insandırlar. Onlar da herkes gibi kendilerin devamlı emir verilmesinden hoşlanmazlar. * Çocuğunuzun kendisi olmasına izin verin. * Topluma faydalı, değişiklik ve yenilikler yapan insanları, çocuklarınıza örnek gösterin. * Anne ve babalar çocuklarını "sevmek" zorundadırlar. Ancak, bunu her fırsatta söylemelerine gerek yoktur.
Bu haftaki yazımda çocuklarına çok başarılı bir terbiye ve eğitim veren bir dostum üzerindeki gözlemlerimi anlatmak istiyorum. Çünkü çocuk eğitimi ile ilgili öğrendiklerimin çoğunu, okumanın yanı sıra onun çocuklarıyla ilgilenirken yaptığım gözlemlerle elde ettiğimi söylemem doğru olur. Çocuk eğitimi ile ilgili kaba tabirle kafa yormamın, ilgi duymamın en önemli sebebi bu olsa gerek. Dostumu gözlemlerken dikkatimi çekenler daha sonra okumam araştırmamla da ne kadar doğru olduğunu gördüm. Şimdi bu gözlemleri sizinle de paylaşmak istiyorum. Dostumun sık sık söylediği bir cümle vardı “Eğitim, doğruları söylemek değil, doğrularıyapmaktır.” Evet, doğruları söylemek, doğruları yapmaktan, örnek olmaktan daha etkili değildir. Eğitimde en etkili yöntem doğru davranışı yaparak örnek olmaktır. Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç duyarlar. Çocuklarına karşı oldukça sabırlı olmayı başarabilen değerli dostum; Çocuklara "ne" düşüneceklerinideğil, "nasıl" düşüneceklerini öğretmeye "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini, isteklerini ve inandıklarınıkeşfetmelerine olanak sağlıyordu. Çocuklarına verdiği “ilgi” ve “zaman” onlar için en değerli hediye olduğunu biliyordu. Bu yüzden ilgi ve zamanını onlardan esirgemezdi. Çocuklar, anne babanın görülen birçoközelliğinialdığı gibi, gözle görülmeyen özelliklerini de aldıklarının farkında olarak hep her türlü davranışlarıyla örnek olurdu. Çocukların büyüme hormonu, gece uykuda iken salgılandığından geç yatan çocuklar sağlıksız olduğu bilinen bir gerçek. Bu nedenle On iki yaşına kadar çocuklar, kışın en geç yazın yatmaları gerektiğini söyler ve çocuklarına bu alışkanlığı kazandırmıştı. Çocuklarıyla duygu ve ihtiyaçları hakkında karşılıklı konuşur, onlara değer verdiğini "beden diliyle" hissettirirdi. Çocuklarının yaşlarına göre görev ve sorumluluklar verirdi. İki yaşındaki, yedi yaşındaki ve on üç yaşındaki çocuğuyla ayrı ayrı oynama ve onların heyecanına katılmayı kaçırmazdı. Çocuğunun her yasta anlattığını, sıkıntıdan patlasa bile dinlerdi. Çünkü çocuklarının anlattıklarını dinlemezse bir süre sonra çocukların da onu dinlemeyeceğini biliyordu. Çocuğunudinlerken, mutlaka yüzüne bakar ve onunla "göz teması” kurarak Çocuğuna "ne" söylediğinden çok "nasıl" söylediği çok dikkat çekici problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat verir çözemedikleri vakit devreye girerdi. Çocuklarını asla başkalarını çocuklarıyla karıştırmaz, onlarla kıyaslamazdı. Çocuğunun yanlışlarını değil doğrularını yakalamaya özen gösterirdi. Çocuklarını aşırıya kaçmadan dengeli bir şekilde takdir ederek, överek böylece çocuklarının da anne-babasını ve arkadaşlarını takdir etmelerini öğretirdi. “Çocuklara ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız.” çocuklara "Tembel", "sorumsuz", "inatçı", "huysuz" gibi olumsuz sıfatlarla ithamda bulunmak, onların zamanla bu özellikleri taşımalarına neden olabilir. Bu durum aklıma yakın zaman önce bir çocuğa “serseri” diye hitap ettiğim anı aklıma getirdi. Öyle utandım, öyle pişmanlık duydum ki… o gün ki yoğunluk, sıcaktan ve stresten de olsa böyle bir yanlışı yapmamam gerekirdi. Aslında bunu burada ifade etmem beni, bu yanlıştan ötürü duyduğum üzüntüden bir nebze rahatlattı. Çocuklarını sık eleştirmez, onları suçlamaktan ve her konuda kabahatli bulmaktan kaçınırdı. Çünkü bu durumun, çocukların içe kapanık ve güvensiz olmasına, suçlamayı ve yalan söylemeyi öğrenmelerine neden olacağını düşünürdü. Çocuklarına asla hayat dersi vermeye çalışmaz ve onlara hep çocuk gibi değil zaman zaman olgun insan gibi davranırdı. Çocuklarına karşı ne aşırı "baskıcı" ne de aşırı "serbest" olurdu. Onlara karşı mutlaka tutarlı olmaya önem verirdi. Onlara hep kendi isteklerini söylemekten kaçınır, korkuya dayalı disiplin yerine, sorumluluğa dayalı disipline önem verirdi. Çocuklarını ilgilendiren bütün kararlarda onlarla birlikte karar verirdi. Elbette çocuklarının istemeyen davranışları da olurdu. Ancak bu davranışlara yasaklama getirdiğinde çocuklarına mutlakabunun nedenleri konusunda açıklama yapardı. Çocuklar da herkes gibi kendilerini devamlı emir verilmesinden hoşlanmazlar. Bu nedenle Hangi yasta olursa olsun, her fırsatta çocuğunun fikrini sorar, Çocuğun kendisi olmasına izin verirdi. Allah’tan dileğim tüm anne-babaların çocuklarına karşı bu dostum kadar sabırlı ve doğru örnek olmayı başarabilen kişiler olabilmeleridir.
çocuklar öğütten daha çok iyi örneğe ihtiyaç duyarlar