🦍 Müddessir Suresi 43 45 Ayet Meali
74 Sure. Müddessir Suresi 43. Ayet Meali, Müddessir 43, 74:43. Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”
Eygizlenen, Elmalılı Hamdi Yazır. Ey bürünen (Müddessir)! Erhan Aktaş. Ey örtüye bürünmüş olan. 1. 1- Bu bir deyimdir. Sorumluluk yüklenen, seslenilen, vahye muhatap olan, içine kapanıp toplumdan soyutlanan, yılgınlık gösteren” gibi anlamlara gelmektedir. Arapçada; “elbiseye bürünmek,” deyim olarak yeni görev
43- Zuhruf Suresi. 44 - Duhan Suresi. 45 - Casiye Suresi. 46 - Ahkaf Suresi. 47 - Muhammed Suresi. 48 - Fetih Suresi. Müddessir Suresi. 75 - Kiyamet Suresi. 76
İbniKesir: Derler ki: Biz, namaz kılanlardan değildik, Ömer Nasuhi Bilmen: (43-44) Dediler ki: «Biz namaz kılanlardan olmadık. Ve yoksullara taam verir de olmadık.». Tefhim-ul Kuran: Onlar: «Biz namaz kılanlardan değildik» dediler.
Kuranı Kerimi anlamak, ona göre yaşayabilmek, işte bütün mesele bu. Müddessir suresi 43. âyet Hakkı Yılmaz meali: Suçlular, “Biz, salâtçılardan [mâli yönden ve zihinsel açıdan destek verenlerden; toplumu aydınlatmaya çalışanlardan] değildik,
Müddessir Suresi Kuran’ı Kerim Türkçe Meali Arapça Dinle 74 - Müddessir SuresiMekke döneminde inmiştir. 56 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “elMüdd
43 Onlar da şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”. 44: “Fakirleri, yoksulları doyurmazdık.”. 45: “Boş şeylere dalanlarla birlikte biz de dünyanın aldatıcı zevklerine dalar giderdik.”. 46: “Hesap ve ceza gününü yalanlardık.”. 47: “Böyle gaflet içinde yaşayıp giderken kaçınılması
TûrSuresi 45. Ayet. Suresi 43 Zuhruf Suresi 44 Duhan Suresi 45 Câsiye Suresi 46 73 Müzzemmil Suresi 74 Müddessir Suresi 75 Kıyâmet Suresi 76
Müddessir Suresi Mekke döneminde inmiştir. 56 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “elMüddessir” kelimesinden almıştır. Müddessir, tıpkı bir önceki
NXjU3bP. ❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ Kâlû lem neku minel musallînmusallîne. Onlar şöyle derler “Biz namaz kılanlardan değildik.” Türkçesi Kökü Arapçası dediler ki ق و ل قَالُوا لَمْ biz olmadık ك و ن نَكُ -dan مِنَ namaz kılanlar- ص ل و الْمُصَلِّينَ Diyanet İşleri Başkanlığı Onlar şöyle derler “Biz namaz kılanlardan değildik.” Diyanet Vakfı Onlar şöyle cevap verirler Biz namaz kılanlardan değildik, Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Onlar derler Biz namaz kılanlardan değildik, Elmalılı Hamdi Yazır Suçlular der ki Biz namaz kılanlardan değildik.» Ali Fikri Yavuz Onlar şöyle derler “- Biz namaz kılanlardan değildik, Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Derler biz namaz kılanlardan değildik Fizilal-il Kuran Cehennemlikler derler ki; Biz namaz kılanlardan değildik. Hasan Basri Çantay Günahkârlar dediler derler Biz namaz kılanlardan değildik». İbni Kesir Derler ki Biz, namaz kılanlardan değildik, Ömer Nasuhi Bilmen 43-44 Dediler ki Biz namaz kılanlardan olmadık. Ve yoksullara taam verir de olmadık.» Tefhim-ul Kuran Onlar Biz namaz kılanlardan değildik» dediler.
Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."Mehmet Okuyan Kur’an Meal-TefsirOnlar da şöyle diyecekler "Biz salât ibadet edenlerden değildik.*Edip Yüksel Mesaj Kuran ÇevirisiDiyecekler ki, "salat etmezdik"*"Musallin"*den olmadık." Vakfı Süleymaniye Vakfı MealiOnlar da, "Biz namaz kılan kişiler değildik." Rıza Safa Kur'an-ı Kerim GerçekDediler ki "Destek olanlardan değildik!"Mustafa İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’anCevap verecekler "Biz hem Allah'la bağımızı koparmıştık,Yaşar Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim MealiCevap verdiler "Namaz kılıp dua edenlerden değildik."Ali Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe AnlamıOnlar "Biz namaz kılanlardan değildik" sadeleştirilmiş Onlar derler "Biz namaz kılanlardan değildik,Muhammed Esed Kur'an MesajıBerikiler "Biz" diyecekler, "ne namaz kılanlardan idik,Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe MealiOnlar şöyle derler "Biz namaz kılanlardan değildik."Elmalılı Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiDerler biz namaz kılanlardan değildikSüleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiOnlar da Dediler ki "Biz namaz kılanlardan olmadık."Onlar "Biz namaz kılanlardan değildik" Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i KerimGünahkarlar dediler derler "Biz namaz kılanlardan değildik".Derler ki Biz, namaz kılanlardan değildik,Şaban Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı-Namaz kılanlardan değildik, Yıldırım Kuran-ı Kerim ve MealiOnlar şöyle cevap verirler Biz namaz kılanlardan Hulusi Türkçe Kur'an ÇözümüDediler ki "Musallin'den bilfiil salatı yaşayanlardan değildik!"Edip Yüksel Eski Baskı Mesaj Kuran ÇevirisiDiyecekler ki, 'Desteklemezdik/namaz kılmazdık'Erhan Aktaş Eski Baskı Kerim Kur'an"Musallin"*den olmadık." Khalifa The Final TestamentThey will say, "We did not observe the contact prayers Salat.The Monotheist Group The Quran A Monotheist TranslationThey said "We were not as those who made the contact prayer."Edip-Layth Quran A Reformist TranslationThey said, "We were not of those who maintained communal support or observed contact prayer."
Kuran Okulu Sureler Hatim Setleri Mealler Anasayfa Müddessir suresi Müddessir 45 ❬ Önceki Sonraki ❭ وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ Ve kunnâ nehûdu maal hâidînhâidîne. “Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Diyanet İşleri Başkanlığı “Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Diyanet Vakfı Bâtıla dalanlarla birlikte dalıyorduk, Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş batakçılarla dalar giderdik Elmalılı Hamdi Yazır Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik.» Ali Fikri Yavuz Batıla dalanlarla beraber dalıyorduk, Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Batakçılarla dalar giderdik Fizilal-il Kuran Bizim gibi olanlarla birlikte asılsız ve bozguncu konuşmalara dalardık. Hasan Basri Çantay Biz de baatıla dalanlarla beraber dalardık», İbni Kesir Dalanlarla birlikte biz de dalardık, Ömer Nasuhi Bilmen Ve biz bâtıla dalanlar ile beraber dalan kimseler olmuştuk.» Tefhim-ul Kuran Batıla ve tutkulara Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik.» 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Bursa Şehirlerarası Evden Eve NakliyatGünaslan Taşımacıl Copyright © 2022 Kuran Meali. Her hakkı saklıdır. Yukarı ↑
Müddessir Süresi 45. Ayet Tefsiri كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ ﴿٣٨﴾ اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ ﴿٣٩﴾ ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ ﴿٤٠﴾ عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٤١﴾ مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ ﴿٤٢﴾ قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤٣﴾ وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ ﴿٤٤﴾ وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ ﴿٤٥﴾ وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ ﴿٤٦﴾ حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ ﴿٤٧﴾ فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ ﴿٤٨﴾ 38 Her bir fert, kazandıklarına karşılık Allah katında tutulan bir rehindir. 39 Ancak amel defterleri sağdan verilen uğurlu ve mutlu kimseler başkadır. 40 Onlar cennetlerdedir. Aralarında soruşurlar 41 Hayatları günah hasadıyla geçmiş inkârcı suçlular hakkında. Sonra suçlulara dönerek 42 “Nedir sizi şu Sekar’a sürükleyen?” derler. 43 Onlar da şöyle cevap verirler “Biz namaz kılanlardan değildik.” 44 “Fakirleri, yoksulları doyurmazdık.” 45 “Boş şeylere dalanlarla birlikte biz de dünyanın aldatıcı zevklerine dalar giderdik.” 46 “Hesap ve ceza gününü yalanlardık.” 47 “Böyle gaflet içinde yaşayıp giderken kaçınılması mümkün olmayan ölüm gerçeği geldi çattı.” 48 Artık şefaat edenlerin şefaati onlara bir fayda vermeyecektir. TEFSİR Dünyada insan hür iradesiyle ister hak, isterse bâtıl yolu tutabilir. Bu hususta Cenâb-ı Hak onu özgür bırakmıştır. Fakat kıyamet günü her can yaptıklarına karşılık rehin alınır, bağlanır, tutuklanır. Saadet veya felaketi kazancına bağlıdır. Sorumluluk ferdîdir. Her insan dünyadaki iman ve taatine yahut inkâr ve isyanına göre mükâfat veya ceza görür. Hâsılı insana ebedî kurtuluşu sağlayacak olan da, onu ebedî felâkete sürükleyecek olan da, onun dünyada tuttuğu yola ve o yolun Allah’ın rızâsına uygun olup olmamasına bağlıdır. Eğer bir insanın imanı bâtıl ve ameli bozuksa, onu en yakın dostlarının bile kurtarması mümkün değildir. Neticede Kur’an’ın “ashâb-ı yemîn” dediği; dünyada Allah’ın râzı olduğu itikat, ibâdet, ahlâk ve muâmelât çerçevesinde bir hayat yaşayıp, o imanla âhirete göçen ve mahşerde de amel defteri sağ elinden verilen bahtiyarlar, nefislerini rehin olmaktan kurtaracak ve cennete gireceklerdir. bk. Vâkıa 56/8, 27-40; Hakka 69/19-24 Bunların dışındakiler ise “ashâb-ı şimâl” olup amel defterlerini sol taraftan alacaklar ve cehenneme atılacaklardır. bk. Vâkıa 56/9, 41-56; Hakka 69/25-37 Bu arada cennetliklerle cehennemlikler arasında vuku bulan bir konuşma dile getirilerek, cehennemliklerin oraya atılma sebepleri haber verilir. Bunun hedefi, dünyadaki kâfirlere âhiretteki durumlarını anlatmak, bu yaptıklarından orada pişman olacaklarını gösterip onları uyanmaya ve doğru yola sevk etmektir. Bu sebepler şunlardır › Namaz kılmamak, › Fakirlere, yoksullara, muhtaçlara yemek yedirmemek, › Bâtıla, boş şeylere dalanlarla birlikte dalıp gitmek, › Hesap ve ceza gününü yalanlamak. İşte böyle bir inkâr ve günah hali üzere ölenlere o gün hiçbir şefaatçinin şefaati fayda vermeyecektir. Öyleyse, bu gerçekler karşısında insanın uyanıp kendine gelmesi ve yürüdüğü yanlış yolları bırakıp doğru yolu tutması gerekmez mi? Bu yüzden şöyle soruluyorKaynak Ömer Çelik Tefsiri
müddessir suresi 43 45 ayet meali