🥅 Hayati Paylasmak Icin Engel Yok

BaşkanBüyükkılıç, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, sağlıklı her insanın aynı zamanda her an engelli adayı olabileceğinin unutulmaması gerektiğini ifade ederek, günlük yaşamda birlik olarak hayatı paylaşmak için hiçbir ‘engel’ olmadığını vurguladı. ÜnyeBelediye Başkanı Hüseyin Tavlı, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Engellilerimizi anlamak ve onlarla bütünleşmek toplumsal bütünleşmenin gereğidir. Unutmayalım ki en büyük engel sevgisizliktir. Sevgi ve inanç oldukça hayatı paylaşmak için engel yok. Engelli kardeşlerimizi toplumumuzun bir bireyi olarak çok seviyor Hayatı sevgiyi ve geleceği paylaşmak için ENGEL YOK! Hayatta tek engel sevgisizliktir, engeller sevgiyle aşılır Engel olma, destek ol! hayati paylaŞmak İÇİn engel yok haberi 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen gecede Bodrum'da yaşayan engelli bireyler, aileleri ve öğretmenleri bir araya geldi. HAYATI PAYLAŞMAK İÇİN ENGEL YOK. "Hayatı paylaşmak için engel yok" diyerek çıktık yola ve beklediğimizden çok daha güzel bir paylaşım ile sizlerle buluştuk. Okulumuz İngilizce öğretmeni Çiğdem TUNÇEL ERGİN organizatörlüğünde ,Bağyurdu Anadolu Lisesi Almanca öğretmenimiz Semahat AKICI' nın ve Atatürk Lisesi Bodrum Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında piknik etkinliği düzenleyerek özel bireylerle bir araya geldi. Bodrum Gündem Haber Bodrum Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün organize ettiği piknik etkinliği Gümüşlük Mahallesi’nde gerçekleşti. Etkinlikte, Bodrum Halk Eğitim Merkezi Özel Çocuklar Kursu, Yahşi Özel Eğitim Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen 'Hayatı paylaşmak için ENGEL YOK” adlı programda, 'Engelli kardeşlerimiz için ne kadar fedakârlık yapılsa azdır, amacımız onların hayatını kolaylaştırarak, mutlu olmalarını sağlamaktır” dedi. KayseriBüyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, engellilerin her zaman yanlarında olduklarını ve bunu çalışmalara yansıttıklarını belirterek, “Hayatı paylaşmak için hiçbir ‘engel’ yok” dedi. Ana Sayfa Denizli Gündem"Hayatı paylaşmak için ENGEL YOK". Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen “Hayatı paylaşmak için ENGEL YOK” adlı programda, “Engelli kardeşlerimiz için ne kadar fedakârlık yapılsa azdır, amacımız onların hayatını kolaylaştırarak, mutlu olmalarını sağlamaktır” dedi. NdFZpMx. Vakfıkebir Özel Eğitim Meslek Okulu Öğrencileri tarafından “Dünya Engelliler Haftası” kapsamında hazırlamış oldukları program ayakta alkışlandı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan programa İlçe Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Muharrem Çimşit’in yanı sıra daire amirleri, veliler ve öğrenciler katıldı. Öğrenciler ve öğretmenler tarafından hazırlanan programda duygu dolu sahneler yaşanırken, öğrenciler hem eğlendi hemde eğlendirdi. Vakfıkebir Özel Eğitim Meslek Okulu Okul Müdürü Sezgin Özdin ve Rehber Öğretmen Hülya Kalender Ayhan günün anlamına ilişkin birer konuşma yaptılar. “EMEĞİ GEÇENLERE TEŞKKÜR EDİYORUM” Okul Müdürü Sezgin Özdin yaptığı selamlama konuşmasında; Vakfıkebir Özel Eğitim Meslek Okulu olarak, özel öğrencilerimiz tarafından hazırlanan hazırlanan “Dünya Engelliler Haftası” programımıza hepiniz hoş geldiniz. Okulumuz 5 ilçemize hizmet veren özel eğitim meslek okulu olarak faaliyetlerini yürütmektedir. Öğrencilerimizin gerek akademik anlamda gerek mesleki eğitim alanında toplumsal hayata kazandırılması, akademik çalışmaların yürütülmesi ve ailelere destek olunması anlamında faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Bu noktada bizlerden her türlü desteğini esirgemeyen başta Sayın Kaymakamımıza, Belediye Başkanımıza, İlçe Milli Eğitim Müdürümüze ve özellikle esnaflarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca programımızın hazırlanmasında emek harcayan öğretmenlerimize, idarecilerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyor siz değerli misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. “HER ÇOCUK GİBİ OYUN OYNAMALI, SOSYALLEŞMELİ VE YAŞAYARAK ÖĞRENMELİDİR” Okulun Rehber Öğretmeni Hülya Kalender Ayhan ise günün anlam ve önemine ilişkin olarak yaptığı konuşmasında; “Her çocuk bir diğerinden farklıdır. Her çocuğun kendine özgü bedensel, bilişsel, sosyal ve duygusal bir yapısı vardır. Bazı çocuklar bilişsel davranışlarda, duyuşsal motor özelliklerde, iletişim becerilerinde ve motor işlevlerde yetersizlik göstermektedir. Bu gelişim alanlarındaki bir ya da birden fazla yetersizlik çocuğu olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Gelişim alanlarındaki yetersizliklerinden dolayı olumsuz yönde etkilenen çocuklarda genel eğitim hizmetleri yetersiz kalmakta ve özel eğitim hizmetlerine gereksinim duyulmaktadır. Özel eğitim gerektiren, bir başka deyişle özel gereksinimli çocuklarımız, zihin engelliler, öğrenme güçlüğü olanlar, duygusal ve davranış bozukluğu olanlar, bedensel yetersizliği olanlar konuşma ve dil sorunlular, işitme engelliler, üstün zekalılar ve üstün yeteneği olan ve otizmli çocuklar şeklinde gruplara ayrılabilmektedir. Özel gereksinimli bir çocuğun varlığı özellikle ailede ciddi sorunlara yol açmakta ve özellikle ilk yıllarda çocuğu kabullenmeme ve anne-babanın özellikle birbirlerini suçlaması ve daha ileri aşamalara anne-baba ayrılıklarına yol açabilmektedir. Ayıca çocuk herhangi bir tanı aldıktan sonra yapılması gereken en önemli şey anne-baba olarak nedenler ve niçinler ile uğraşmak yerine durumu bir an önce kabullenebilmek ve "Çocuğum için ben ne yapabilirim?", "Çocuğumun ihtiyaçlarını en iyi şekilde nasıl karşılarım?" düşüncesi içinde hareket etmek olmalıdır. Özel gereksinimli birey ona anne-babası destek verdiği sürece bağımsız bir birey olabilmektedir. Anne-babalar özel gereksinimli çocuklardan desteği çekmemeli ve onu bağımsız yaşama teşvik etmelidir. Ayrıca yine unutulmamalıdır ki özel eğitim süreklilik isteyen bir süreçtir. Özel gereksinimli çocuklarımız için şunu da unutmamamız gerekir; Özel gereksinimli her çocuk öncelikle bir çocuktur. Özel gereksinimli her çocuk farklılıklarına ve sınırlılıklarına rağmen; her çocuk gibi oyun oynamalı, sosyalleşmeli ve yaşayarak öğrenmelidir. Eğitimlerde de bunlar göz ardı edilmemeli ve çocuğu pasif kılan, ezbere dayanan eğitimler yapılmamalıdır. Tam tersi çocuklar katılımcı, öğrenen, eğlenen ve öğrendiklerini gösteren bir birey olma yolunda desteklenmelidir. Özel eğitim hizmetlerini değerlendirdiğimizde özel eğitimi masa başında birebir verilen bir eğitim hizmeti olarak düşünmemeliyiz. Özel eğitimde bireysellikten amaçlanan bireyin gereksinimleri doğru şekilde tespit edebilmek ve bu gereksinimlerine uygun olarak en etkili ve verimli şekilde ihtiyacı olan eğitimi sunabilmektir. Özel eğitimin temelinde de aile yer almalıdır. Aile özel eğitim sürecinde yer almalı ve eğitimin bir parçası olmalıdır. Ailelerimiz çocuklarının eğitim sürecinde çok kısa sürelerde çok büyük hedefler koymamalıdır. Özel eğitim sürecinde özel eğitim veren eğitimcinin elinde sihirli bir değnek varmış gibi görmemelidir. Özel eğitim süreklilik isteyen bir süreçtir ve hiçbir zaman pes edilmemesi gereken bir süreçtir dedi.” Haberler Yayınlanma 12 Mayıs 2021, 2130 Düzce Belediyesi, engelliler haftasının yaklaşan Ramazan bayramı ile aynı haftaya denk gelmesi nedeniyle Engelli bireylere yaptığı ziyaretlere devam ediyor. Hayatını özel çocuklarının bakımı için adayan aileleri de unutmayan ekipler, gerçekleştirdikleri ziyaretlerde çeşitli hediye ve bayramlık armağan ederek, ailelere moral oluyor. Düzce Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, Engelliler Haftasında bir dizi ziyaret gerçekleştirerek engelli bireylerin olduğu ailelere Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün selamı ve hediyelerini iletti. Sosyal Yardım İşleri Müdürü Ayşe Kılıç ve beraberindeki heyet, ilk olarak 2018 yılında görevi başında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Düzce Belediyesi İtfaiye personeli Kamil Yıldırım’ın eşi Saniye Yıldırım ve down sendromlu kızı Seher Naz’ı ziyaret etti. Sosyal Yardım İşleri Müdürü Kılıç’tan dondurma, oyuncak bebek ev ve kırılan tabletinin yerine, yeni bir tablet isteyen Seher Naz’ın isteğine duyarsız kalınmadı. Ekipler, 12 yaşındaki Seher’in tüm isteklerini yerine getirdi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü adına ziyaret gerçekleştiren heyet, ailenin her zaman yanında ve destekçisi olduklarını belirterek vefa örneği gösterdi. CEFAKAR ANNEYİ VE ÇOCUKLARINI YALNIZ BIRAKMADILAR Hayatını 5 engelli çocuğuna adayan Fatime Yikit’e her zaman destek ve yardımcı olan Düzce Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, Engelliler haftasında da aileye yalnız bırakmadı. Fatime Yikit’in yükünü hafifletmek amacıyla öz bakım hizmetini aksatmayan ekipler, ailenin engelli bireyleri için araç temininden tüm bakımlarına kadar her konuda yardımcı oluyor. Düzce Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, son olarak engelli Önder Sert’i ve ailesini de ziyaret ederek bütün sıkıntı ve sorunlarında belediye olarak yanlarında olduklarını belirtti. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, onların sorunlarını ve sıkıntılarını bertaraf etmek isteyen Düzce Belediyesi, özellikle öz bakım hizmetleri, sıcak yemek, hasta yatağı ve tekerlekli sandalye hediyeleri ile engelli bireylere destek olarak yüzlerinde tebessüm olmaya devam ediyor. PINAR DUMLUPINAR ÖZEL HABER pdumlupinar Sadece bir gününüzü düşünün. Sabah uyandınız. Yatağınızdan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkadınız. Kahvaltı keyfi yapıp belki işinize belki de okulunuza gitmek için yola çıktınız. İster toplu taşıma aracı ister özel araç sizi muhtemelen sıkıcı ve yoğun bir güne başlattı. Belki çok yorulduğunuz için isyan ettiğiniz işinizden, okulunuzdan çıkınca arkadaşlarınızla ya da sevgilinizle buluştunuz. Sarıldınız, dokundunuz, konuştunuz, dertlerinizi anlattınız, paylaştınız!YA DA!... Sabah uyandınız. Yatağınızdan kaldırılmak üzere birine seslendiniz O biri varsa şanslınız! Elinizi yüzünüzü yıkamak için lavaboya uzanmaya çalıştınız. Belki de gidecek ne işiniz ne de okulunuz var. Öyle ya merdiveni nasıl inecek, örneğin tekerlekli sandalyenizle kaldırımları nasıl aşacaksınız? Otobüslerin yüksek girişlerini nasıl atlatacaksınız? Varsın işiniz okulunuz olmasın. Arkadaşlarınızla sevgilinizle buluştunuz. Dokundunuz, dokunduysanız da göremediniz... Sarılamadınız... Sarıldıysanız da anlamını bilemediniz. Karşınızda iki farklı yaşam! Hangisini seçerdiniz?Eminim, onlar da şans verilseydi sizin seçtiğinizi seçerdi... ÖZÜRLÜ NE DEMEK?Özürlü; doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan, korunma,bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi. 2002 Türkiye Özürlüler Araştırması'na göre nüfusumuzun % ANLATTI! "ÖTEKİ' DEĞİL KENDİMİZ OLMAK İÇİN..." Kenan Önalan/ Görme engelli / Başbakanlık Basın MüşaviriBen görme engelliyim. Bundan çok mutsuzum. Düşünsenize insanları, dünyanın renklerini, cıvıl cıvıl sokakları, çevrenizi, ailenizi, arkadaşlarınızı göremediğinizi… Bunlardan mahrum kalmak gerçekten çok zor. Ben bunları yaşarken insanların bu kadar duyarsız olması beni çok üzüyor. Bizim için hiçbir kolaylık sağlamıyorlar. Bu zorluklardan en büyüğü ulaşım. Tek başıma sokağa çıktığımda tanımadığım insanların koluma girip de bana yardımcı olmalarını istemiyorum. Bunu kendim yapmak istiyorum. Bunun için yerlere hissedilebilir yüzeyler yapılmalı. Ankara’da var fakat her semtte değil. Bunları yaygınlaştırmalı hatta tüm Türkiye’ye yaymalıyız. İşim gereği sürekli internette işim oluyor fakat biri yanımda olmadan giremiyorum. Eğer bizim için linklerin üzerine sesli bir program yaparlarsa istediğimiz siteye daha rahat ulaşırız. Sosyal ve kültürel alanlarda da bu şekilde zorlanıyoruz. Ben de sinemaya gitmek istiyorum. Ne kadar görsel öğeler içerse de sesli betimleme yapılabilir ya da bir kulaklıktan bizlere anlatılabilir. Bunları düşündüğümde aslında hayatımızı ne kadar kolaylaştırabileceğimizi anlıyorum. İşte o zaman bizler de herkes gibi yaşamımızı rahatlıkla sürdürebiliriz. Öteki’ değil de kendimiz oluruz… "ASLINDA ENGELLİ DEĞİL ENGELLENENİZ!"Erman Eranıl / CHP Engelliler Komisyonu Üyesi"Bedensel engelli; Türkiye'de hem fiziki hem de kanuni zorluklar yaşar. Hayatın içinde varolabilmek için evinden çıktığı andan itibaren yüksek kaldırımları, bozuk yolları aşabilme mücadelesine başlar. Ulaşım ayrı bir sorundur. Toplu taşım araçlarını kullanmak neredeyse imkansız gibidir. Binalar her yönüyle engelli gözardı edilerek tasarlanmıştır. İnsani ihtiyaçları karşılamak çok büyük problemdir. Varolan kanunlar yetersiz olsa da uygulanmaması daha büyük eksikliktir. Beklenti; medeni yaşamın gerektirdiği gibi rahatça evden çıkıp, normal insanlar kadar hayatın ve iş yaşamının içinde olmak, sosyal hayatı bağlamda yerel ve genel yönetimler üstlerine düşen görevleri yerine getirdikleri takdirde hayatın içinde bizleri görebileceksiniz. Aslında engelli değil engelleneniz...""TOPLUMA KARIŞMAKTA SIKINTI YAŞIYORLAR"Başak Türkuğur / Türk İşaret Dili TercÜmanı ve Öğretmeni"İşitme engelli bireylere dışarıdan bakıldığında her hangi bir engelinin olup olmadığı anlaşılmaz. Fakat onlar duymuyor ve konuşamıyorlardır. İşitme engelli bireylerin akıllarının erdikleri yaştan itibaren yaşadıkları en büyük problem, duymamaları ve kendilerini ifade edememeleridir. TV’de bir dizi, film, haber programlarını izlediklerinde sadece görüntülere takılıp kalmak zorunda olmaları onlara zaman zaman çok ağır gelir. Kendilerine tam olarak güvenememelerinin asıl sebebi de budur. Hayatlarının her yerinde konuşabilen bir bireye ihtiyaç duymaları. İşitme engelli bireylerin bekledikleri artık kendilerini ifade etmelerine izin verilmesi, hayatlarında tek başına bişeyler başarabildiklerine inanılması ve başabilmeleri için taban hazırlanmasıdır. Hastaneye giderken, adliyeye, tapuya, notere giderken kendi çabalarıyla konuşabilen onlara tercümanlık yapabilen birilerini aramayarak konuşabilen her bir birey gibi o yerlere gitmektir. Onlar isterler ki gittikleri yerlerde düşünülmüş olsunlar ve dillerinden anlayabilen kendilerini ifade ettiklerinde dertlerini anlayabilen kişiler olsun. Ülkemizde yaklaşık 3,5 milyon işitme engelli birey olduğunu düşünecek olursak; bu taleplerinin yersiz olduğu ya da gereksiz olduğu düşüncesi yok olacaktır. İşitme engelli bireylerin kendi içlerinde sosyal yaşamlarında yaşadıkları herhangi bir sıkıntı yoktur. Onlar toplumsallaşmakta, topluma karışmakta, sıkıntı yaşamaktadırlar. Neden sıkıntı yaşıyorlar ki ? Sorusunun cevabı da dillerini anlayan çok az kişilerin olması ve hayatlarında hep bir ikinci kişiye ihtiyaç duyuyor olmalarıdır.""KENDİMİ GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUM"Aytaç/ Zihinsel engelli "Ben şeker hastasıyım. Aynı zamanda hafif derecede metal reterdasyon tanısı olan biriyim. Sürekli yanımda bir çanta taşıyorum ve ilaçlarımı zamanında almak zorundayım. Şekerim düşünce korkuyorum. Özellikle toplu taşıma araçları beni çok zorluyor. Yanımda kimse olmuyor ve ne yapacağımı bilemiyorum. Bir de insanların bakışları var tabi. Onlardan farklı olmak istemiyorum fakat bunu hep bana hissettiriyorlar. Hayat boyu hep okuyup iyi bir yerlere gelmek istedim ama rahatsızlığımdan dolayı sadece ilköğretimi bitirebildim. Okuyamasam bile elimden geldiği kadar kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Yön Engelsiz Sanat Atölyesi’nde hem sanatsal faaliyetlere katılıyor hem de öğretmenlerime ve öğrencilere yardımcı olmaya çalışıyorum. Bir şeyler yapabilmek beni mutlu ediyor. " "HAYAT BENİM İÇİN ÇOK ZOR"Fatma/ Bedensel engelli"Bedensel engelli bir bireyim. Tekerlekli sandalyeye mahkumum. Bu yüzden hayat benim için çok zor geçiyor. Birçok şeyi tek başıma yapamıyorum. Merdiven inip çıkarken, giyinirken, bireysel ihtiyaçlarımı karşılarken, bir yere gitmek istediğimde hep birilerine ihtiyaç duyuyorum. Bu yüzden de kendime güvenim azalıyor. Özellikle arkadaş edinmekte zorlanıyorum. İnsanlar benimle konuşmak istemiyor hep hayatlarında bir fazlalıkmışım gibi davranıyorlar. Bana soğuk davranıyor ve konuşmak istemiyorlar. Çünkü onların yaptıkları şeyleri yapamıyorum. Hep bir ayak bağı gibi hissediyorum kendimi. Şu an engelliler için olan bir lisede muhasebe öğrencisiyim. Tek isteğim herkes’ gibi olabilmek. Okulumu bitirip iyi bir iş bulmak ve başarılı olmak istiyorum. İşte o zaman herkes gibi olabileceğim. " ONLAR İÇİN NE YAPABİLİRİZ?Engelli vatandaşlarımıza siz de yardımcı olabilirsiniz! İşte birkaç örnek- Tekerlekli Sandalye Yardımı- Tedavi Yardımı- Eğitim Bursu Yardımı- Tıbbi Malzeme Yardımı- Gıda Yardımı- Bağış Yapın, Vergiden Düşün- Bir kuruluşta gönüllü olunSAYGI DUYABİLİRİZ!En basiti, sadece bir örnek!... Engelli vatandaşların rahat bir şekilde sıkıntı yaşamadan metroya inmeleri için Taksim Meydanı'nda bulunan özürlü asansörü hiç boş kalmıyor. Özürlü asansörünü kullananların çoğunluğu ise sağlam kişilerden oluşuyor. Boş kalmayan asansörü kullananlar çeşitli bahaneler öne sürüyor. KAPAK KAMPANYASI Engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye sağlamaya yönelik 'mavi kapak' kampanyası hızla sürüyor. Toplanan kapaklar engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye olarak geri ABD, Almanya, Norveç, Fransa, İsveç, İngiltere, Hollanda, Katar, Avustralya ve Sudan'dan da destek büyük. Yolda yürüyorsunuz bir pet şişe gördünüz markası önemli değil eğilin ve kapağını alın. Evinizde bir torbaya doldurun ne kadar olursa. Projeyi PTT de destekliyor. PTT, sembolik bir ücret karşılığında toplanan kapakları taşıma göreviyle kargo ve lojistik destek sundu. Bir engelliyi mutlu etmiş olucaksınız. Bırakın çorbada biraz sizin de tuzunuz olsun! Detaylı bilgi için lütfen tıklayın Özellikle aşağıda yazdıklarımı görme engellilerin okuyamayacağını, zihinsel engellilere ulaşamayacağımı biliyorum, bu nedenle yakınlarınızdaki engellilere haklarından bahsedin, öğretin. ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZ BU HAKLARINI BİLİYORLAR MI?SAĞLIK KURULU RAPORU ALINMALI!Özürlülere sağlanan hak ve hizmetlerden yararlanabilmek için özürlülük durumunun ve özür oranının belirtildiği sağlık kurulu raporu alınması gerekiyor. Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenebilmesi için, kamu kurum ve kuruluşlarınca resmi yazı ile birlikte gönderilmek veya raporu verecek olan hastanenin baştabipliğine doğrudan müracaat etmeli. Özürlü Sağlık Kurulu Raporu Düzenlemeye Yetkili Sağlık Kuruluşlarının ve hakem hastanelerin listesine adresinden ulaşılabilir. KİMLİK KARTI ÇIKARTTIRMAK GEREKİYORÖzürlülerin çeşitli hak ve hizmetlerden yararlanmasını sağlamak amacı ile verilen özürlü kimlik kartını edinmek için dilekçe, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre alınmış sağlık kurulu raporunun aslı veya onaylı örneği ile yerleşim yerinin bulunduğu İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne müracaat HAKKIÖzürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanıyor. Özürlülerin, her türlü eğitim ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kabartma, sesli, elektronik kitap; alt yazılı film ve benzeri materyal üretilmesi sağlanıyor. ÇIRAKLIK EĞİTİMİÇıraklık eğitimi almak isteyen özürlülerin ilgi, istek, yetenek ve becerileri doğrultusunda ve sağlık kurulu raporunu da dikkate almak suretiyle hangi meslek dalında eğitim alacaklarına özel eğitim değerlendirme kurulu karar EĞİTİM HİZMETİNDEN YARARLANABİLİRSİNİZÖzürlü bireylerin özel eğitime ihtiyaç duyup duymadıkları, Rehberlik Araştırma Merkezleri'nde RAM oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belirleniyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri'nin adres ve iletişim bilgilerine ulaşılabilir. Tüm özürlü bireylerin özel eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığı'nca belirlenen kısmı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitime gereksinimi olan, resmi özel eğitim okullarına giden ve özel eğitim sınıflarına devam eden özürlü öğrencilerin okula erişimleri ücretsiz olarak sağlanıyor. MESLEKİ REHABİLİTASYON, İSTİHDAM VE SOSYAL GÜVENLİK Özürlüler Kanunu'na göre; Özür türlerini dikkate alan iş ve meslek analizleri, ilgili kurumlar tarafından yapılır. Bu analizlerin ışığında, özürlülerin durumlarına uygun meslekî rehabilitasyon ve eğitim programları, ilgili kurumlarca geliştirilir. Sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da edindirme kurslarından yararlanmak isteyen özürlü bireylerin Türkiye İş Kurumu il müdürlüklerine, çıraklık eğitim merkezlerine, halk eğitim merkezlerine ve belediyelere başvurması kişilerin işçi olarak yerleştirilmeleri Türkiye İş Kurumu tarafından yapılmakta olup 50 ve daha fazla işçi çalışan kamu sektörü işyerleri en az %4, özel sektör işyerleri en az %3 oranında özürlü işçi çalıştırmakla MEMURU OLARAK İŞE YERLEŞTİRMEÖzürlü kadrosuna devlet memuru olarak atanmak için öncelikle yapılacak merkezî sınava girmek OLARAK İŞE YERLEŞTİRMEKamu ve özel sektörde işçi olmak için ikamet edilen yerdeki Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğüne sağlık kurulu raporu ve nüfus cüzdanlarıyla birlikte şahsen başvurarakkayıt yaptırmak ve ilgili il müdürlüğü ile sürekli iletişim halinde olmak GÜVENLİKTürkiye'de özürlülerin sosyal güvenliği sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kapsamında sağlanıyor. İlgili link için tıklayınız Kanunu'na göre; Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar 2012 yılına kadar özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma VE KORUYUCU HİZMETLERÖzürlüler Kanunu'na göre; Yeni doğan, erken çocukluk ve çocukluğun her dönemi fiziksel, işitsel, duyusal, sosyal, ruhsal ve zihinsel gelişimlerinin izlenmesi, genetik geçişli ve özürlülüğe neden olabilecek hastalıkların erken teşhis edilmesinin sağlanması, özürlülüğün önlenmesi, var olan özrün şiddetinin olabilecek en düşük seviyeye çekilmesi ve ilerlemesinin durdurulmasına ilişkin çalışmalar Sağlık Bakanlığınca SAĞLIK GİDERLERİNİN KARŞILANMASISosyal güvencesi olan özürlülerin tedavi, muayene, ilaç, tetkik ve ortez-protez ihtiyaçları bağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşu tarafından katkı payı alınarak karşılanıyor. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunun güvencesi altında olmayan Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Emekli Sandığı vb. ve yeterli ödeme gücü bulunmayan özürlüler yeşil kart uygulamasından faydalanıyor. Bu kapsamda tedavi, muayene, ilaç, tetkik, diş tedavisi ve ortez-protez ihtiyaçları temin edililiyor. YEŞİL KART VE GENEL SAĞLIK SİGORTASIHiçbir sosyal güvencesi olmayan bireylerin teşhis, tedavi, ilaç, diş tedavisi, ortez, protez ve gözlük ihtiyaçları yeşil kart verilerek karşılanmaktadır. Yeşil kart almak isteyenlerin il merkezinde İl Sağlık Müdürlüğü'ne, ilçelerde ise kaymakamlıklara başvurması sağlık sigortasının uygulamaya başlamasıyla yeşil kart uygulaması yürürlükten kalkacaktır ancak yeşil kart almaya hak kazanmış olanlar genel sağlık sigortasıkapsamında bu hizmetlerden yararlanmaya devam edecekler ve primleri belirlenen koşullarda devlet tarafından Kanunu'na göre; Özürlü kişilerin yaşamlarını öncelikle bulundukları ortamda sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmesi, toplum içinde kendi kendilerini idare edebilecek ve üretken hâle gelebilecek şekilde bakım ve rehabilitasyonlarının yapılması, bunlardan ihtiyacı olanların geçici veya sürekli bakım altına alınması veya bunlara evde bakım hizmeti sunulması hizmetlerinin sunumunda kişinin biyolojik, fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçları da dikkate alınır. Bakım hizmetleri, evde bakım veya kurum bakımı modelleriyle sunulabilir. Öncelikle kişinin sosyal ve fiziksel çevresinden ayrılmaksızın hizmetin sunulması esas yoksunluk içinde bulunan bakıma muhtaç özürlülere evlerinde veya kurumda bakım hizmeti veriliyor. Bakıma muhtaç özürlünün aile içerisinde bakımının mümkün olmaması halinde kurumda bakım hizmeti, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'ne SHÇEK bağlı kuruluşlar, özel bakım merkezleri ve resmi kurum ve kuruluşlar aracılığıyla YARDIMLARÖzürlüler Kanunu ile; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre ödenen aylıklar %200 ila %300 oranında artırılıyor, ayrıca ilk defa 18 yaşın altındaki özürlülere de aylık bağlanması AYLIĞIToplumda genellikle “özürlü aylığı” olarak bilinen ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü tarafından 2022 sayılı Kanun’a göre ödenen AYLIĞINDAN YARARLANMA KOŞULLARIYetkili hastaneden alınmış sağlık kurulu raporuna göre “özürlü” özür oranı %40- %69 ve “başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede özürlü” özür oranı %70 ve üzeri olan, Kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunmayan Sosyal güvenlik kurumlarından her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan,Nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, Mahkeme kararıyla veya doğrudan bir mevzuat gereği bağlanmış herhangi devamlı bir gelire sahipbulunmayan, Her türlü gelirleri toplamının aylık ortalaması, kanunla belirlenen muhtaçlık sınırının altında olan kişiler. Ayrıca yukarıdaki koşullara sahip olup kanunen bakmakla yükümlü olunan 18 yaşını tamamlamamış özürlü yakını bulunanlar, bakımının fiilen gerçekleşmesi ve aylık ortalama gelirinin kanunla belirlenen muhtaçlık sınırının altında olması kaydıyla bu aylıktan faydalanabilirler. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan, yetim aylığı almakta olan özürlü çocukların aylık veya gelirleri, alacağı özürlü aylığından az ise aradaki fark ilgili sosyal güvenlik kurumu tarafından Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödenen bakım ücreti muhtaçlığın tespitinde bir gelir olarak dikkate alınmaz. MUHTAÇ AYLIĞIVakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ödenen muhtaç aylığından yararlanmak için;* % 40 ve üzerinde özürlü olmak* Sosyal güvencesi olmamak* Herhangi bir gelir veya aylığı bulunmamak*Mahkeme kararı veya kanunla bakım altına alınmamış olmak* Gelir getirici taşınır ve taşınmaz malı mevcut olmaması veya olup da bunlardan elde edeceği aylık ortalama gelirinin ilgili yönetmelikle belirlenen muhtaç aylığı miktarını geçmemesi belediye meclislerinde alınan kararlar doğrultusunda özürlü bireyler için toplu taşımaaraçlarında ücretsiz veya indirimli ve su faturalarında, Devlet Demiryolları tarafından anahat yolcu trenleri ile yapılacak seyahatlerde, Türk Hava Yolları tarafından tüm iç ve dış hatlarda, Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait kruvaziye seferler ve iç hatlarda,Şehirlerarası otobüs yolculuklarında, Cep telefonu ile yapılan görüşmelerde GSM operatörlerinin öngördüğü çeşitli tarifelerden, belirlenen koşulları taşıyan özürlü bireylere çeşitli oranlarda indirimler uygulanıyor. Özürlüler, milli parklardan, Devlet tiyatrolarından, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı ören yerleri ve müzelerden ücretsiz yararlandırılıyor. NEREDEN YARDIM ALABİLİRSİNİZ? Belediyeler Özürlü Koordinasyon ve Danışma Birimleri Vakıflar Konfederasyonlar Özürlülerle İlgili Federasyonlar Özürlülerle İlgili Spor Federasyonları Dernekler Özürlülere Hizmet Veren Kurumlar Gaziantep Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı TDV Kadın Aile ve Gençlik Merkezince KAGEM yürütülen "Hayatı Paylaşmak İçin Engel Yok Projesi" kapsamında engeline rağmen zoru başaranlar hikayelerini anlattı. Dünya Engelliler Günü dolayısıyla İl Müftülüğü'nde düzenlenen programın açılışında konuşan Gaziantep Müftüsü Ahmet Çelik, Fetih Suresi'ndeki bir ayete dikkati ayetten "engelli engelsiz hepiniz beraber yaşayacak bir ortam oluşturun." manasını çıkardığını ifade eden Çelik, "Bu 'kolaylaştırın, çarşınızı, pazarınızı, evinizi barkınızı, salonunuzu, okulunuzu, caminizi, mektebinizi, medresenizi bütün toplumun her kesiminin gelip istifade edebileceği bir şekilde tanzim edin, düzenleyin' demektir. 'Şehrinizi, ülkenizi böyle düzenleyin, kafanızı da buna göre ayarlayın' demektir. Sevgili Peygamberimizin bir görme engelli kardeşimize o zaman devletin yönetimini vekaleten vermesi de zaten bunu gösteriyor. Göz, kulak, el, dil, ayak olmak ama hayatın her alanında, her kesiminde beraber olmak.." Gaziantep Şube Müdürü Zehra Ünal da Dünya Engelliler Günü'nün sadece anma programları şeklinde değil, sorunların konuşulduğu ve projelerin ortaya çıkması için farkındalığın oluştuğu bir ortamda geçmesini "20 yaşına kadar yaşar" dediler 33 yaşındaİşitme, yürüme ve görme engellilerin izleyici olarak katıldığı programa başarı hikayesini anlatmak üzere gelen 33 yaşındaki Serap Akın, 8 yaşında kendisine ve kardeşine Hacettepe Üniversitesi hastanesinde kas hastalığı teşhisi konulduğunu ve doktorun ailesine "Çocuklarınız, 20 yaşına kadar yaşayabilir" dediğini rağmen yılmadığını ve eğitimine devam ettiğini kaydeden Akın, "O 20 yıl boyunca ne başarabilirim" diye düşündüğünü ve hayalini gerçekleştirip İngilizce öğretmeni olduğunu sonunda din görevlisi, vaiz ve vaizelerden kurulu koro, işaret diliyle "Kara tren" türküsünü söyledi. Dünya Engelliler Günü Ahmet Çelik Gaziantep Türkiye Politika Güncel Haberler

hayati paylasmak icin engel yok