🎽 Erken Yaşta Okuma Yazma Öğrenme Zararları
Eskidenokuma yazma öğrenme A harfi ile başlar ve Z harfiyle biterdi. Yeni müfredata göre 1. sınıf okuma yazma E ve L harfleri ile başlıyor. E ve l harfleri nasıl birleştirilir, e ve l sesi okuma çalışmaları ile ilgili alıştırmalar hangileri?
ÖzelÖğrenme Güçlüğü; Normal ya da normalin üzerinde zekâya sahip kişilerdir. Herhangi fiziksel problemi olmayan (İşitme, Zihinsel, Görme gibi); dinleme, konuşma, okuma-yazma, akıl yürütme ile matematik becerilerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlükleri olan bireylerdir. Aynı zamanda bu kişiler kendini
Öğrenme Bozukluğu genel bir terimdir. Dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren heterojen bir bozukluk grubudur. Bu bozuklukların bireyin yaradılışıyla ilgili olduğu ve merkezi sinir sistemi işleyiş bozukluğuna bağlı
OkulÖncesi Dönemde Disleksi Belirtileri - Erken Tanı. Genel özellikler açısından bakıldığında özel öğrenme güçlüğü: “bilişsel yetenekleri normal sınırlar içinde ve ya üstünde olmakla birlikte, öğrenme sorunları yaşanması ” olarak tanımlanabilir. Bu tanımı açarsak: dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl
0-2 yaşta TV Gelişimi Olumsuz Etkiler: Televizyonun özellikle 0-2 yaş aralığında çocukların öğrenmeye en açık dönemlerinden birinde bilgilerin, uyarıcıların televizyon ile sınırlandırılmasının zararları araştırmalarla gösterilmektedir. Piaget’nin bilişsel gelişim kuramına göre 0-2 yaş grubundaki çocuklar, duyu
Zamanzaman erken okur yazarlık kavramı aileler hatta okul öncesi öğretmenleri tarafından yanlış anlaşılarak erken yaşta okumayı-yazmayı öğrenme ya da öğretme olarak algılanabilmekte ve yapılan yanlış uygulamalar çocuklarda geri dönüşü zor olumsuz etkiler bırakabilmektedir.
Ders çalışmayı bir baskı olarak gören çocukların üzerindeki öğrenme zorluğunu ortadan kaldıracak olan program, eğlenerek, video ve şarkılarla, hem okul hem de aile işbirliği ile bütünsel bir çerçevede İngilizce öğretmeyi hedefliyor. “Yabancı Dil Eğitimi Doğru Metotlarla ve Erken Yaşta Verilmeli”
Getty Images. Araştırmalar, 14-21 yaş arası gençlerin dil öğrenme konusunda çocuklara göre daha avantajlı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, daha ileri yaşta olan öğrencilerin
Erken yaşta yabancı dil eğitiminin önemi. Yabancı dil bilmek, her geçen gün daha da globalleşen dünyada her bireyin mutlaka sahip olması gereken bir yetkinlik. Bu yetkinlik özellikle çocuk yaşlarda edinildiğinde çok daha basit ve etkili olabiliyor. Bir bireyin çocukluk döneminde sahip olduğu algı ve öğrenme hızları
b298bj. Toplum ve ailenin bakışı Genel olarak öğretmenler anne babalar ve toplum okuma yazmaya büyük önem verir. Okuma yazma bilmemek günümüzde büyük bir kusur olarak değerlendirilir. Bu beceri normal gelişim gösteren çocuklarda olduğu gibi, farklı gelişen çocuklar içinde büyük önem taşımaktadır. Bunun nedeni , özel gereksinimli çocukların okuma yazma bilmesinin, bağımsız yaşam açısından önemli bir basamak olmasıdır. Peki nedir okuma yazma? Okuma – yazmayı akademik olarak tanımlamak gerekirse “ sembolleri kullanarak iletişim kurma ve sembollerden anlam çıkarmadır.” diyebiliriz. Tanımından da anlaşılacağı üzere okuma yazma eğitimine geçmeden önce çocuk sembolik işlemleri yapabilecek seviyeyi tamamladıktan sonra geldikten sonra okuma yazma eğitimine başlanmalıdır. Genel olarak anne- babalar eğitimde okuma yazma sürecine gelindiğinde çok heyecanlanır. Kısa vadede çok büyük sonuçlar beklerler. Burada unutulmaması gereken en önemli şey, normal gelişim gösteren çocuklarda bile eğitim-öğretimin en sancılı olduğu bu dönemde sabırlı olmaktır. Düşülen diğer hataların başında da çocuğu okuma yazma eğitimi alan diğer çocuklarla kıyaslamak gelmektedir. Ailelerin “hadi çocuğum bak filancanın çocuğu okuyormuş,sende öğren” şeklinde yaklaşımları, başka çocuklara yetiştirebilmek için aşırı ders çalışma saatleri ve zorlamalar, çocuklarda başarısızlık duygusunu güdülemekten ve okuma yazma eğitimine karşı soğutup,bıktırmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Unutmamalıyız ki tüm bireyler kendi doğasında farklılıklar gösterir ve herkesin bu farklılıkların doğrultusunda farklı öğrenme hızları ve sitilleri vardır. Okuma yazma eğitimine başlamadan önce çocuğu çok iyi gözlemlemeli, eğitimcilerini ilgi alanları hakkında bilgilendirmeliyiz. Çocuğun kendini mutlu hissettiği ve eğlendiği ortamlarda öğrenme kalitesi de yükselecektir. Özel eğitimde okuma-yazma eğitimine başlamadan önce dikkat edilmesi gereken iki önemli husus vardır. Bunların birincisi “çocuğun özür grubu nedir? Nasıl bir okul yaşantısı olacaktır?”. Öğrenci down sendromlu, otizmli, yoksa gelişim geriliği veya özel öğrenme güçlüğü olan biri mi? Ona en uygun kullanılması gereken yöntem nedir? Akranlarıyla birlikte kaynaştırma eğitimimi alacak, özel alt sınıfa mı gidecek yoksa sadece rehabilitasyon desteğimi alacak? Dikkat edilmesi gereken ikinci önemli nokta ise çocuğun yeterli hazır bulunuşluk düzeyinde olmasıdır. Yeterli hazır bulunuşluk düzeyinde bulunan çocuğun okuma yazma süreci için gerekli bazı önkoşul becerileri yerine getirmesi gerekmektedir. Peki nedir bu ön koşul beceriler? Bunları 9 ana madde altında toplayabiliriz. Özel gereksinimli çocuklarda okuma yazma eğitimi için sahip olunması gereken ön koşul beceriler Genel bilgi dağarcığı meyveler,sebzeler,taşıtlar,hayvanlar,sayılar,meslekler,eylemler,geometrik şekiller,zıt kavramlar Görme aynı olanı bulma,farklı olanı bulma,eksik tamamlama; resim,renk,sayı,harf,eşleme İşitme ses taklidi, senin yönünü bulma, gözü kapalı çıkan sesi tahmin etme,dinleme,dinlediği ile igili sorulara cevap verme Konuşma kendini ifade edebilme,ailesini tanıtma,sorulan sorulara cevap verme Kas gelişimi kaba ve ince motor beceriler,top tutma kağıt yırtma,hamurla oynama,ipe boncuk dizme vb Sosyal ve duygusal uyum yeterli hazır bulunuşluk düzeyinde olması Dinleme Kalem tutma El-göz koordinasyonudur parmak takibi yapabilme, sınırlı alan boyama,çizgi çalışmalarını yapabilme Gerekli ön koşul beceriler kazandırıldıktan sonra öğretim yapılacak yöntem belirlenmelidir. İlk başta da söylediğim gibi okuma yazma süreci eğitimde sancılı bir süreçtir fakat doğru yöntem teknikle çalışıldığı takdirde bu süreç öğrencinin çalışmaktan zevk alacağı eğlenceli bir süreç haline gelir. Eğitimcinin çocuk için en uygun yöntemi belirleyebilmesi için mevcut yöntemleri bilmesi gerekmektedir. Okuma-yazma eğitiminde kullanılan yöntemler; 1. Metin yöntemiÜstün zekalı bireyler için Paragraf bütün halinde verilir. Sonra cümle-kelime-hece ve seslere ayrılır. bütünden parçaya gitme 2. Harf yöntemiOtizmli bireyler için Harflerin okunuşu öğretilir. Daha doğrusu otizmi olan birey harflerin okunuşunu ezberler. Örnek ba-ca-ka-pı… Sonra bu heceler birleştirilerek yeni kelime ve cümleler oluşturulur. 3. Ses yöntemi Hafif veya ortaya yakın hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için Harflerin okunuşu esas alınmıştır. Bildiğiniz gibi şu anda devlet okullarında uygulanan bir gruplara ayrılmış ve guruptaki ses sırası takip edilerek yeni yeni kelimeler türetilmiştir. • Şöyle ki Birinci Grup e,l,a,t İkinci Grup i,n,o,r,m Üçüncü Grup u,k,ı,y,s,d Dördüncü Grup ö,b,ü,ş,z,ç Beşinci Grup g,c,p,h Altıncı Grup ğ,v,f,j Ses yöntemindeki bu sıralamanın özel gereksinimli bireyler için uygunluğu kısmen tartışılmaktadır. Şu asla unutulmamalıdır ki özel eğitime muhtaç bireylerde hangi yöntem uygulanırsa uygulansın olabildiğine sade ve anlaşılır olmalıdır. Bu nedenle özel eğitime muhtaç bireylere önce sesli harflerin okunuşu öğretilmeli sonrada öğrenilen bu sesli harfler, sessiz harflerin okunuşuyla birleştirilerek hece kelime ve cümleler sonucu çıkan en uygun sıra Birinci Grup a,e,ı,o,u,i,ö,ü İkinci Grup l-m-t-n-s-k-r-f-y-z-v-b-c-d-p-h-ş-ç-g-j-ğ Ses yöntemini kullanacak eğitimcilerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Örneğin eğitimci asla öğrenmediği sesle ilgili hece ve kelimeler kullanmamalıdır. Bu öğrencinin kafasını karıştırır. Sesli harflerin öğretiminde ı ile i, o ile ö, u ile ü peş peşe öğretilmemelidir. Sesi tanıma, okuma gerçekleştikten sonra yazı çalışmaları yapılmalıdır. Eğer öğrenci el yazısı ile zorlanıyor ise asla buna zorlanmamalı, okul yaşantısı varsa özel eğitim öğretmeni ve okul öğretmeni mutlaka irtibat halinde olmalıdır. Okuma yazma öğretim süreci Bu süreci 6 evrede inceleyebiliriz; Hazırlık evresi öğrencinin okuma yazma eğitimine hazırlandığı,yazımızın başında bahsettiğimiz ön koşul becerilerin kazandırıldığı evredir. Öğrenci gerekli ön koşul becerileri kazandıktan sonra ses evresine geçilir. Ses evresi Bu evrede sesler tanıtılır. öğrencinin farklı hecelerlerdeki aynı sesleri sezmesi, hece çalışmasına geçmek için iyi bir ölçüttür. Sonrasında hece öğretimine geçilir. Hece evresi öğrenilen seslerle önce iki hece, sonra üç hecelerin oluşturulduğu evredir. Sözcük evresi hecelerin birleştirilip yeni kelimelerin oluşturulduğu evredir. Öğrenilen seslerle hecelerin birleştiriliminden oluşan kelimelerin, resimlerini gösterip okutup yazdırmak görsel destek sebebiyle daha etkili olacaktır. Cümle evresi kelimelerden cümle oluşturma evresidir. Bu evrede öğrendiği kelimler karışık gruplar halinde verilip anlamlı cümle oluşturması istenilebilir. Bu noktada önemli olan basitten karmaşığa gitmek ve her zaman öğrencinin yapabileceği etkinliklerden başlayıp dersi yine yapabildiği etkinliklerle tamamlamaktır. Serbest metin evresi Metin okuma ve yazmanın gerçekleştiği, okuduğu metinle ilgili sorulara cevap verebildiği,söylenen metni yazabildiği evredir. Bu evrede başarı güdüsünün tatmin edilmesi çok önemlidir. Hecelere ayırarak okuma, son sözcüğü veya heceyi tekrar etme gibi davranışlar olabilir. Bu tip durumlarda öğrenciye daha hızlı ve akıcı okumasıyla ilgili komutları verirken bunların teşvik edici olmasına dikkat etmeliyiz. Okuma yazma öğretiminde oyunlar Unutulmamalıdır ki çocuğun yaşantısında oyun büyük bir yer tutar. Bir çok kavram oyun yoluyla daha hızlı öğrenilmektedir. Aynı şekilde okuma yazma çalışmaları yaparken de oyunlardan cümle kelime hecelerin unutulmasını önlemek için bol bol tekrar yapılması yoluyla bu tekrarların zevkli hale gelmesi okuma yazma öğretiminde kullanılabilecek önerebileceğim oyunlardan birkaç örnek aşağıda yer almaktadır. 1Balon Şişirme Oyunu Balonlar alınır ve bu balonların üzerine öğrenilen kelime,hece yada cümleler heceler yan yana getirilerek anlamlı kelimeler yaptırılır. 2 Numarayı Bul Oyunu Kartona 10 tane kutu çizilerek bunlara bir numara verilir. Bu kutuların içine farklı kelimeler tarafından bir numara söylenir ve öğrenci tarafından o kutudaki kelimeyi bulması istenir,okutulur ve yazdırılır. 3 Kelime Piyangosu 60-70 cm çapında ortasında kolayca dönebilen bir gösterge bulunan kartondan bir tablo hazırlanır. Bunun üzerine tekrar ettirilecek kelime yada hece tablonun üzerindeki göstergeyi çevirir hangi kelime yada heceyi gösteriyorsa o kelime okutulur ve yazdırılır. 4 Hece Piyangosu Kelime piyangosu gibi mukavva üzerine yapılır. Göstergenin üzerine heceler ile birleştiği zaman kelime oluşturacak bir hece konur. Kenarlarına da kesilen heceler çevrildiğinde hangi heceyi gösteriyorsa iki hecenin oluşturduğu kelime okutulup yazdırılır. 5 Şans Oyunu bir torba içine kelime fişleri konur. Bu torbada bulunan kelimeler öğrenciye kelime okutulup yazdırılır. Toparlamak gerekirse okuma – yazma öğretimi son derece önem taşıyan bir konudur. Tüm öğretimi yapılan davranışlarda olduğu gibi bu davranışın kazandırılmasında da, çocuğun bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak en uygun yöntem ve tekniklerin kullanılmasını, doğru zamanda doğru pekiştirenlerin verilmesini, çocuğun eğitim ortamını sevmesini, öğrenmeden zevk almasını sağlamak öğretim sürecini hızlandıracak,eğitimin kalitesini arttıracaktır. Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni İnci Seringen Kaynaklar
Çocuğunuzun, okuma ve yazmaya geçmesi’ hatta bunu diğer akranlarından önce yapması, bir zeka ve başarı göstergesi olamaz. İlk okuma ve yazma öğretimi, planlı ve programlı bir süreçtir. Büyük bir yanlış anlaşılmayı, yani geniş çevrelerce sınav ya da başarı göstergesi’ gibi algılanmasını değiştiremediğimiz sürece; maalesef ki olumsuz etkilerini en çok çocuklarımız yazma öğrenme hızını etkileyen sayısız faktör vardır. Çocuklar ilkokul başladığında, birikim ve deneyimler konusunda eşit duruma getirmek mümkün değildir. Kısacası; çocuklarımız bir yarış için başlangıç çizgisinde değiller; aynı anda koşuya başlayan atletlerle karıştırmak hatta aynı süreçlerde aynı öğrenme hızını beklemek doğru değil. Çünkü her öğrencinin hazır-bulunuşluğu farklıdır. Öğrencinin okul öncesi süreçte edindiği bilgi ve birikimlere, kazandığı becerilere hazır-bulunuşluk denir.. Bununla beraber, okuma-yazma öğrenme hızını etkileyen başka faktörlerde Yazma Öğrenme Hızını Etkileyen FaktörlerÖğrencinin güdülenmişlik düzeyinin yüksek olması, öğrenmeye ilgi ve ihtiyaç duyması, yaşı, sağlık durumu, gelişim düzeyi öğrenme hızını etkileyen sebeplerden yoluyla sahip olduğumuz zeka kapasitesinin, tam olarak kullanılmasında çevre önemli bir faktördür. Okula başlamadan önce zengin bir uyarıcı çevreyle iç içe zaman geçirmiş bir çocuğun okuma-yazma öğrenme hızı farklı aile içinde yaş olarak kaçıncı birey olduğu yani abisi, ablası olup olmadığı, geniş ailede yaşıyor olması, lojmanda apartmanda müstakil evde kalıyor olması… bir etken ilk günleri alışmakta zorlandığı için derse ilgi vermemiş olabilir…Sese, gürültüye, karmaşaya duyarlı olabilir…Son yıllarda ise öğrencilerin hazır-bulunuşluğu üzerinde en çok etkisi olan faktör teknoloji’dir diyebiliriz. Bir çok çocuk klavyeler ile okul çağından önce tanışmış oluyor. Yukarıda saydıklarımız bizim müdahale edip eşitleyebileceğimiz şartlar değil, korkulacak bir durum da değil. Çözüm üretmek istiyorsak yapmamız gereken süreç içerisinde öğrencileri birbiri ile kıyaslamamak onlar için en olumlu davranış bilinçli olarak yapmıyor olabiliriz, olabilirsiniz. Göz ardı ettiğimiz bazı durumlar başka kişilerin hayatında büyük etkiler yaratabilir. Gerek okullar arası, gerek sınıflar, gerekse de aynı sınıf içindeki çocuklar; büyükler tarafından birbiri ile kıyaslandığının farkındadırlar. Bu ailelerin pek ciddiye almadığı konudur. Fakat gerçekten çocuklar anne ve babadaki kaygıları hissederler. Kısacası Benim çocuğum yapamayacak mı?’ izlenimini ona yansıtmamak aileler için en olumlu davranıştır.. Bir çocuğu, henüz eğitim hayatının başında özgüven kaybına uğratmamak -L- yi geçmesinin, Zeynep’in yazma ödevlerini erken bitirdiği için whatsapp grubuna fotoğraf atmasının, kuzeni Leyla’nın sınıfının geçmiş olmasının, komşunun oğlunun harfleri birleştirirken sorun yaşamamasının, Özgür’ün hiç taşırmadan harika yazıyor olmasının…vb. inanın hiçbir önemi yok. Çocukların hepsi okuma ve yazmayı -en fazla- birer ikişer ay gecikmeyle öğreniyorlar. Fakat bu süreçte kırdığınız özgüveni kazanmaları yıllarını alabiliyor.!!!Sınıf İçi seviye grubu öğrencilerin özgüvenini sınıf ortamında özgüveninin zarar gördüğü başka bir durum ise sınıf içi seviye grupları’dır. Öğretmenin hızlı okuyanları ayırıp başka uygulama yapması, geriden gelenler’ diye bir grup öğrenciyi sınıfın başka bir köşesine oturtması, kötü’ durumdaki öğrencilere fazla zaman ayırıp ön gruba’ yetiştirme çabası.. gibi çalışmalardır. Sorun; öğretmenin burada, belirli seviye gruplarını sayesinde daha hızlı ilerleyeceğini düşünürken aslında, 2’ye 3’e bölündüğünün farkına varamamasıdır. Bu zaman kaybından çok ailenin bu durumdan rahatsız olmasına ve sorunu çocuğuna yansıtmasına ayrıca çocuğun da daha öğrenim hayatının başında öğrenim hayatı ne demek onu dahi bilmezken özgüvensiz yapamayacağına inanan’ bir birey olmasına neden süreci bir bütün olarak planladığını, takım olmanın önemini ve sınıf olarak başarmanın keyfini, takımsınıf ruhunu, yardımlaşmanın ve empatinin daha büyük erdem olduğunu, bazı durumlar için geride kalanları beklemenin ve onlara takım hızı için yardım etmenin gerekliliğini ailelere anlatması, işini kolaylaştıracaktır. Elbette ailelerin de, süreç içerisinde gerekli sabrı göstermeleri, aceleyi ve heyecanı bir kenara bırakıp biraz empati yapmaları öğretmene verebilecekleri en büyük destek olacaktır. Konuk Yazar Kahraman KaraçolakGöz Atmak İstersenizMatematiksel
25 Temmuz 2019Yabancı dil öğrenmek insana pek çok açıdan yarar sağlar. Bunların bazıları zihni, bazıları psikolojiyi ve bazıları da kişisel gelişimi olumlu yönde etkiler. Ancak yabancı dil öğrenmenin yararları bunlarla sınırlı değil. İster İngilizce, ister Almanca, ister Fransızca olsun herhangi bir yabancı dil öğrenmek, beyinde pek çok olumlu değişimi de beraberinde yıllarda insanlar ikinci bir dil öğrenmenin insanın beyninde karışıklığa neden olduğuna, bu nedenle tek bir dili tam ve doğru bilmenin en iyisi olduğuna inanırlardı. Ancak bu konuda araştırma yapan bilim insanları sayesinde artık biliniyor ki, insan ne kadar çok dil öğrenirse beyni o kadar gelişir ve kişisel gelişimi o kadar yabancı dil öğrenmenin beyne yararlarıBeynin Dil Merkezlerini GeliştirirYabancı dil öğrenmek, beyinde bulunan dil merkezlerini etkiler ve geliştirir. İnsan dil öğrenirken, beyindeki dil merkezini kullanır. Öğrenme, bu merkezin gelişmesi anlamına gelir. Yani ikiden fazla dil öğrenmek, insanın çok dilli bir birey olmasını sağladığı gibi, beynin gelişmesini de Dil Öğrenmek Düşünme Hızını Artırırİki ya da daha fazla dil bilen insanlar genellikle hızlı düşünür, birkaç işi birden yapabilir ve hızlı cevap verirler. Bunların tümü, dil öğrenmenin beynin bilişsel gelişimine olan olumlu katkısından kaynaklanır. Farklı dil konuşma becerilerine sahip olan insanların beyni, uygun sözcükleri bulmak için daha fazla enerji harcar ve harekete geçmek için hızlı Görevleri Yerine Getirebilme Yeteneği KatarYabancı dil öğrenmek insana, günümüzde çok aranan bir özellik hâline gelen çoklu görevleri yerine getirebilme yeteneği katar. Çünkü farklı bir dil öğrenmek beyne iki farklı dilde düşünebilme becerisi kazandırır. Bu da insanın birden fazla işi aynı anda gerçekleştirebilmesi anlamına Güçlü Bir Hafızaya Sahip Olmayı SağlarYeni bir dil öğrenmek için çok sayıda yeni kelime öğrenmek, üstelik bu işlem sırasında kelimeleri ana dildeki karşılıklarıyla hafızaya almak gerekir. Bu da insanın beynini ve hafızasını çokça zorlar. Ancak bu zorlama, beynin ve hafızanın gelişmesini sağlar ki, bu etki araştırmalar sonucunda da kanıtlanmış durumda. Araştırmalara göre, tek dil bilen yani sadece ana dile maruz kalan bebeklerin hafızaları, iki ve daha fazla dil bilen bebeklerin hafızalarından daha zayıf. Yani yabancı dil öğrenen bebeklerin hafızaları, diğer bebeklerinkine göre çok daha güçlü Dil Öğrenmek Dinleme Yeteneğini GeliştirirYabancı dil öğrenmenin beyne yararlarından biri de, beynin dinleme becerisini geliştirmesi. İnsan dil öğrenirken yabancı sesleri duymaya, seçmeye ve anlamaya çalışır. Üstelik ana dilden farklı olan sesleri duymaya çalışmak, beyni fazlasıyla yorar. Bu da beynin dinleme yeteneğinin gelişmesini sağlar. Yani beyin ne kadar zorlanırsa o kadar gelişir.
Dünyanın bazı ülkelerinde özellikle Amerika’da yaygın bir inanış var Çocuklara henüz anaokulunda ve anasınıfındayken okumayı, yazmayı ve hecelemeyi öğretmeye başlarsak, hayata akranlarından bir adım önde başlarlar. Çocuklarımızı erken yaşta okumaya zorlamanın onları daha başarılı yapacağını ve sivrilteceğini düşünüyoruz. Merzifon Kreş Ama işler bu şekilde yürümüyor, hatta bu, çocuklar için zarar verici bile olabiliyor. Neden mi? Çocukların okuma, yazma ve hecelemeye yönelik nörolojik yolları erken yaşlarda henüz oluşmamıştır. Dolayısıyla bunun için gerekli donanıma sahip değillerdir. Çocuk gelişiminde bir şeyleri gözden kaçıramaz, kısayoldan halledemez ya da aceleye getiremezsiniz. Bunlar hiçbir işe yaramaz. Merzifon İlkadım Montessori Anadokulu 3 ila 7 yaş arasında ağırlıkla beynin sağ tarafı gelişir. Beynin sağ tarafı kelime okumanın gerçekleştiği yer değildir. Sağ taraf, resimleri ve şekilleri görür ve bir hikayeyi anlamak için kafamızdaki “filmi” yaratmak adına zihinsel görüntüleri imgeleri kullanır. Beynin sol tarafı ise kelimeleri okuduğumuz yerdir ve kelimleri harflerine göre kodlamamızı ve fonetik olarak seslendirmemizi sağlar. Doğru kelime okuma budur. Çocukların okumayı tamamlamasını sağlamak için “korpus kallosum”un beynin sağ ve sol yarım küresinin birbirine tam anlamıyla bağlaması 7 yaşından önce gerçekleşmez. Beyinlerinin sadece sağ tarafına kullanabilirken çocukları okumaya zorladığımızda, kelimeleri seslendirebilmeleri gerekirken, onları, kelimelerin şeklen ve tahminen neye benzediğini ezberlemeye iteriz. Bu doğru okuma değildir. Ayrıca çocuklar kelimelerin şeklen neye benzediğini ezberlemeye odaklandıklarında, kafalarındaki “filmi” yaratmak için sağ beyinlerini kullanmıyor olurlar. Bu da okuduğunu anlamada zayıf olmalarına sebep olur. Merzifon Gündüz Bakımevi Bilmemiz gereken önemli bir gerçek var Güçlü bir denge duygusu ve proprioseptif duyu beden farkındalığı; bedenin parçalarının nerede olduğunu ve nasıl hareket ettiğini bilme güçlü bir öğrenen ve iyi bir öğrenci olmanın temel şartıdır. Denge ve propriosepsiyon ancak oyun, hareket ve çevreyi deneyimleme yoluyla gelişir, hareketsizce oturup okuyarak değil. Merzifon Montessori Beni yanlış anlamayın lütfen; iyi bir okuyucu olmanın ve okuyarak bolca zaman geçirmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Okuma becerisi, muhtemelen toplumumuzda öğrenilen en önemli beceridir. Ama okumayı öğrenmeye giden yol, genel kanının aksine daha farklı bir yoldur. Çocukları okumaya ne kadar erken başlatırsak, ilkokulda başarılı olmaları için ihtiyaç duyacakları çabasız okuma becerisini kazanmaları onlar için o kadar zor olabilir. Merzifon Okul Öncesi Peki bu durumu nasıl düzeltebiliriz? Yavaşlayın. Bırakın çocuklar bedenlerini kullansınlar ve bol bol denge gerektiren oyunlar oynasınlar. Dengelerinin ve bedenlerinin nerede başlayıp nerede bittiği algılarının gelişmesi için çocuklara destek olun. Ayrıca onlara bol bol kitap okuyun. Onlara ne kadar çok kitap okursanız, kendilerini rahat hissettikleri bir ortamda zihinsel canlandırma imgeleme pratiğini o kadar çok yaparlar. Onlara kitap özellikle tekerlemeler okuduğunuzda kelimeler arasındaki en ufak farklılıkları bile duyma konusunda kulaklarını eğitirler. İleride kelimelerin seslerini öğrenirken, kelimeleri seslendirirken ve hecelerken bu çok işlerine yarar. Televizyon ve videolar onlara bu beceriyi kazandırmaz. Merzifon Anaokulu Bu çalışmaları yapmazsanız, okuma, yazma ve heceleme konusunda ustalaşma çabalarınız hüsrana uğrayacaktır.
erken yaşta okuma yazma öğrenme zararları