🌤️ Bir Annenin Feryadı Seçkin Başkan
02.07.2021. A. GÜNDEM , VİDEOLU HABERLER. Annenin feryadı yürekleri dağladı-VİDEO. AKDENİZ Üniversitesi Hastanesi'nde görevli hemşire Onur Ateş (25), kullandığı motosikletin kontrolünü kaybedince önce otomobile, ardından direğe çarptı. Kazada yaşamını yitiren Ateş'in cenazesini almak için morga gelen annesi Seyran
Salkımevler Mahallesi ırmak kenarında yürüyüş yapan vatandaşlar, 112’yi arayarak 3524 sokaktaki çeşmenin başında bir gencin yerde baygın vaziyette yattığını bildirdi. Olay yerine gelen 112 sağlık ekibi çeşmenin başında bir gencin yerde baygın vaziyette yattığını, araç içerisinde de 2 küçük çocuğun olduğunu
Bir annenin yürek burkan yardım feryadı 16:08 06 Kasım 2021 Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde 22 yıldır kayıp olan iki çocuk annesi Zeliha'nın ailesi kızlarından gelecek haberi bekliyor.
Gölette kaybolan oğluna sesini duyurmaya çalışan annenin feryadı yürekleri dağladı Başkan Erdoğan'dan ortak basın toplantısında önemli açıklamalar için tekrar gölete
Annenin feryadı: Adaletli karar verilmedi. tarihinde yayınlandı. Okundu. 951 kez. Muğla’da, kendisine psikolojik şiddet uyguladığını ileri sürdüğü eşine boşanma davası açan Şule Arslan, ilki görülen duruşmada, ’56 günlük oğlu Miraç’ı her ayın 1’inci ve 3’üncü pazar günleri babası tarafından
ADANA'nın Seyhan ilçesinde bir süre önce bir gencin kedisine arabayla çarpıp telef olmasına neden olan şahıslar, bugün de karşılaştıkları genci linç etmek istedi. BIST 2.511 DOLAR
Anneninferyadı! - Hudut Gazetesi. Annenin feryadı! Çorlu'da 8 Temmuz 2018 tarihinde meydana gelen tren kazasında 9 yaşında hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel doğum gününde Uzunköprü'deki mezarı başında anılırken gözyaşları bir kez daha sel oldu. Anne Mısra Öz Sel, “Bundan 6 ay önce olan bu faciada; 'Benim de
Azerbaycan’da Üç Kardeş 2021 tatbikatı, "Seçkin Gözlemci Günü" ile sona erdi 20.09.2021 | 17:15 02:55 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'dan CHP'li Çeviköz'e 'Mavi Vatan' tepkisi
KatilMahmut Can Kalkan'ın siyanürü içirip "15 dakikanız kaldı" dedikten sonra anne Fatma Kalkan'ın son nefesinde ortanca oğlu Emir Can'a, "Sakın polisi arayıp ağabeyini ihbar etme" dediği ortaya çıktı. Anne Fatma ve baba Mehmet Kalkan'ın ölümünün ardından geride kalan Mehmet Taha ve Emircan Kalkan'a anneanneleri sahip
qJpH. 10 Ağustos 2022 Çarşamba E-Gazete Türkçe العربية فارسی English Kurdî Fotoğraf Video ... Güncel Fransa'da yeni başlayan orman yangınında 6 bin hektarlık alan kül oldu Brezilya'da maymun çiçeği vakalarının artışından maymunlar sorumlu tutuldu Fazla öten horoz mahkemelik oldu İran'da eğitim uçağı düştü Dünya Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky Kırım'dan asla vazgeçmeyeceğiz Viyana’da Siyonist saldırıları protesto edildi! Lübnan, Ukrayna'dan gelen tahıl gemisini kabul etmedi Almanya'da enflasyon yüzde 7,5 oldu Ekonomi Bakan Karaismailoğlu "Osmangazi Köprüsü' verilerini açıkladı İnşaat maliyeti yüzde 106 arttı Kent tarımına devlet desteği geliyor Kripto para yükselişe geçti! Sağlık Yeme bağımlılığı ile nasıl mücadele edilmeli? Suçlu onlarmış gibi öldürüyorlar! Kronik böbrek yetmezliği tüm vücudu etkiliyor! Erken yaşlanmaya neden olan 7 alışkanlık Teknoloji Hayyam uydusu yola çıktı! WhatsApp'a yeni özellikler geliyor Whatsapp'tan yeni özellik! Bir Değil de İki Güneş’imiz Olsaydı Ne Olurdu? Eğitim Yeni eğitim öğretim yılında kullanacak kitaplar illere gönderildi Milli Eğitim Bakanı Özer Kesinlikle okula kayıtlarda bağış alınmayacak ÖSYM yeni KPSS takvimini açıkladı Bakan Özer Eğitim müfredatına "Kültür Tarihi" dersi eklenecek Aile Ev hanımları bu haber sizin için! Ev işleri sağılığı koruyor Artık kimse kız istemeye gidemiyor! Çünkü... "Çok zorlanıyoruz ama Allah'a şükrederek sabrediyoruz" Zamanlarının kahramanları haline gelen Müslüman kadınlar Bölgeler Son Dakika Yazarlar Tümü Güncel Dünya Sağlık Ekonomi Eğitim Bilim & Teknoloji Kültür & Sanat Araştırma Analiz Röportaj İlim & İrfan manşetler İslam Tarihte Bugün İnzar Dergisi Nisanur Dergisi Söz ve Kalem Xeberen Kurdi Arapça English News Farsça Spor Z. Mektup Var Haber-Yorum Fetva Kurulu Kadın Aile çocuk Duyuru Ramazan Kim Kimdir? Okur Köşesi Yazı Dizisi Siyaset Gemisi Etkinlikler
Seçkin Başkan "Şerif’le bir daha asla bir araya gelmeyeceğim... O benim için bitti. Ben sadece oğlumu istiyorum." Önder, Nazan'ın sözleri üzerine tane tane konuşmaya başladı - İnanmak güzel bir duygudur Nazan Hanım, güvenmek deseniz daha da güzel... İnsanın ihtiyacıdır güvenmek. Kendini rahat hisseder, emniyette hisseder, farklı hisseder. Ben bana söylenen şeylere inanırım. Gözüm kapalı değil elbette. Ama size inanmamam için hiçbir sebep yok. Bana neden yalan söyleyesiniz ki... Ben anlattıklarınızın doğru olduğunu biliyorum. Bir anne yalan söylemez Nazan Hanım... Nazan ağlamaya başladı. Geçen bunca gün zarfında Emre Can’dı tek düşündüğü... - Oğluma bir kavuşabilsem, bir bilebilsem nerede olduğunu... Şerif’in bana bu kötülüğü neden yaptığını anlamaya çalışsam da anlamıyorum. Önder kaşlarını çattı - Oysa ben anlıyorum. Suçluluk duygusu diye düşünüyorum. Kendisini tanımıyorum ama başka bir nedeni yoktur. Bazı insanlar öyledir. Hataları yaparlar, ardından kendilerini kabul ettirmek adına bunun bedelini başkalarına ödetirler... Mutlaka bunun nedenini bir gün bir araya gelince öğrenirsiniz. Nazan âdeta zıpladı yerinden - Şerif’le bir daha asla bir araya gelmeyeceğim Önder Bey. O benim için bitti. Ben sadece oğlumu istiyorum. Ben yapayalnız kaldığım zaman sığındım Şerif’e. Güvendim, ama değil mi ki o bana bunu yaşattı, bir daha asla bir araya gelmeyeceğiz... Önder cevap vermedi. Nazan’ın kararlı olduğu ses tonundan belliydi... *** Nazan ve Önder Tunalı o gün İstanbul’da akşama kadar gezdiler. Önce Boğaz’a gidip bir çay içtiler Arnavutköy’de. Ardından Kavaklar’a kadar uzandılar. Rumeli Kavağı’nda balık yediler. Nazan bütün hayat hikâyesini anlattı burada. Kendisini inanılmaz derecede rahat hissediyordu Önder’in yanında... Yemekten sonra karşı tarafa geçtiler. Çamlıca’ya çıktılar, İstanbul’u yukarıdan seyrettiler. Nazan’a iyi gelmişti bu gezi. Önder’i daha yakından tanımak fırsatını elde etmişti. Onun aslında nasıl kibar, merhametli ve düşünceli bir insan olduğunu öğrenmişti. Tıpkı Neveser Hanım gibi ona karşı da yüreğinde büyük bir yer açılmıştı. Şimdiye kadar hiç bilmediği bir ilginin odağındaydı artık. Kendisine değer veriliyordu. Şerif’le de güzel günleri olmuştu ama son zamandaki Şerif daha öncesini silip süpürmüş, bütün güzellikleri âdeta kapkara bir çamurla sıvamıştı. Son olay ise tuzu, biberi olmuştu... Nazan ve Önder, Çamlıca’da güneşin batışını seyrettikten sonra eve döndüler. Neveser Hanım bir taksiye binip gelmişti eve. Oğlu ve Nazan’ı görünce gülümsedi. - Geldiniz ha? Nasıl Nazan, bu oğlan yordu mu seni güzel kızım? - Hayır Neveser Hanım, o kadar güzel gezdik ki... Öyle güzel yerler gördüm ki. Önder Bey’e sizin yanınızda çok teşekkür ediyorum. Sağ olun Önder Bey. Beni kederlerimden uzaklaştırdınız... Önder, kibar bir şekilde - Ne mutlu bana! Sizi memnun edebildiysem bundan ben de mutlu olurum. Nazan ayağa kalktı - Ben müsaadenizi isteyeyim. Biraz dinleneceğim. Neveser Hanım başını uzattı - Tabii kızım, haydi yemeğe kadar uzan biraz... DEVAMI YARIN
"Şerif’le bir daha asla bir araya gelmeyeceğim... O benim için bitti. Ben sadece oğlumu istiyorum." Önder, Nazan'ın sözleri üzerine tane tane konuşmaya başladı - İnanmak güzel bir duygudur Nazan Hanım, güvenmek deseniz daha da güzel... İnsanın ihtiyacıdır güvenmek. Kendini rahat hisseder, emniyette hisseder, farklı hisseder. Ben bana söylenen şeylere inanırım. Gözüm kapalı değil elbette. Ama size inanmamam için hiçbir sebep yok. Bana neden yalan söyleyesiniz ki... Ben anlattıklarınızın doğru olduğunu biliyorum. Bir anne yalan söylemez Nazan Hanım... Nazan ağlamaya başladı. Geçen bunca gün zarfında Emre Can’dı tek düşündüğü... - Oğluma bir kavuşabilsem, bir bilebilsem nerede olduğunu... Şerif’in bana bu kötülüğü neden yaptığını anlamaya çalışsam da anlamıyorum. Önder kaşlarını çattı - Oysa ben anlıyorum. Suçluluk duygusu diye düşünüyorum. Kendisini tanımıyorum ama başka bir nedeni yoktur. Bazı insanlar öyledir. Hataları yaparlar, ardından kendilerini kabul ettirmek adına bunun bedelini başkalarına ödetirler... Mutlaka bunun nedenini bir gün bir araya gelince öğrenirsiniz. Nazan âdeta zıpladı yerinden - Şerif’le bir daha asla bir araya gelmeyeceğim Önder Bey. O benim için bitti. Ben sadece oğlumu istiyorum. Ben yapayalnız kaldığım zaman sığındım Şerif’e. Güvendim, ama değil mi ki o bana bunu yaşattı, bir daha asla bir araya gelmeyeceğiz... Önder cevap vermedi. Nazan’ın kararlı olduğu ses tonundan belliydi... *** Nazan ve Önder Tunalı o gün İstanbul’da akşama kadar gezdiler. Önce Boğaz’a gidip bir çay içtiler Arnavutköy’de. Ardından Kavaklar’a kadar uzandılar. Rumeli Kavağı’nda balık yediler. Nazan bütün hayat hikâyesini anlattı burada. Kendisini inanılmaz derecede rahat hissediyordu Önder’in yanında... Yemekten sonra karşı tarafa geçtiler. Çamlıca’ya çıktılar, İstanbul’u yukarıdan seyrettiler. Nazan’a iyi gelmişti bu gezi. Önder’i daha yakından tanımak fırsatını elde etmişti. Onun aslında nasıl kibar, merhametli ve düşünceli bir insan olduğunu öğrenmişti. Tıpkı Neveser Hanım gibi ona karşı da yüreğinde büyük bir yer açılmıştı. Şimdiye kadar hiç bilmediği bir ilginin odağındaydı artık. Kendisine değer veriliyordu. Şerif’le de güzel günleri olmuştu ama son zamandaki Şerif daha öncesini silip süpürmüş, bütün güzellikleri âdeta kapkara bir çamurla sıvamıştı. Son olay ise tuzu, biberi olmuştu... Nazan ve Önder, Çamlıca’da güneşin batışını seyrettikten sonra eve döndüler. Neveser Hanım bir taksiye binip gelmişti eve. Oğlu ve Nazan’ı görünce gülümsedi. - Geldiniz ha? Nasıl Nazan, bu oğlan yordu mu seni güzel kızım? - Hayır Neveser Hanım, o kadar güzel gezdik ki... Öyle güzel yerler gördüm ki. Önder Bey’e sizin yanınızda çok teşekkür ediyorum. Sağ olun Önder Bey. Beni kederlerimden uzaklaştırdınız... Önder, kibar bir şekilde - Ne mutlu bana! Sizi memnun edebildiysem bundan ben de mutlu olurum. Nazan ayağa kalktı - Ben müsaadenizi isteyeyim. Biraz dinleneceğim. Neveser Hanım başını uzattı - Tabii kızım, haydi yemeğe kadar uzan biraz... DEVAMI YARIN
Bir annenin feryadıOğlunu amansız hastalıktan kurtarmak için verdiği onca çabadan sonra ödül alan anne Fatma Doğru "Oğlumu kurtaramadıktan sonra neye yarar’ diyorŞÜKRAN ÖZÇAKMAK İstanbulFatma Doğru, 35 yaşında, ödüllü bir anne. Beş çocuğuyla yaşam mücadelesi veriyor. 6 yaşındaki oğlu, dünyada en fazla 8 kişide olan çok ender bir hastalığın pençesinde. Anne Doğru, yıldır gece gündüz hem kendi oğlu, hem de diğer hasta çocuklar için çabalıyor. Tek amacı var; oğlunu yaşatmak...Onun asıl yaşam mücadelesi, kocasının, evli komşu kadını 7 yıl önce kaçırmasıyla başladı. Dört kızıyla birlikte Antakya’dan İstanbul’a taşındığında oğlu Yunus’a bir aylık hamileydi. Dünyalar güzeli Yunus Emre, amansız hastalığa yakalanana kadar tek mücadeleleri yoksulluktu. Aileyi şimdi konfeksiyonda çalışan çalışan kızı böbrek kanseri teşhisiyle Lösemili Çocuk Vakfı’na bağlı bölümde tedavi görürken, kendilerinden 25 milyar lira istenmesi üzerine anne Fatma Doğru Yeşil Kart’lı olduğu için Şişli Etfal Hastanesi’nin yolunu tuttu. Doğru, "Hastane diğer çocuklar gibi Yunus’umu da bağrına bastı" anne38 yaşındaki Fatma Doğru, sadece kendi oğlu için değil, diğer kanserli çocuklar için de Şişli Etfal Hastanesi’nde kermes organizasyonları yaptı, yapmaya da devam ediyor. Konferans vermesi için ünlü profesörlere, moral vermesi için Davut Güloğlu, Mehmet Ali Alabora gibi sanatçılara ulaşıyor. Hastanede yatan 20 kanser hastası çocuk için, toptancıları dolaşıp, yatak yorgan, çarşaf gibi ihtiyaçları toplayıp hastaneye getiriyor. Bu çabası Gezginler Kulübü Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural’ın da dikkatini çekiyor. Kulüp, bu fedakar anneyi plaketle için canımı veririm Doğru, takdir edilmenin gururunu yaşıyor, ama ardından da ekliyor "Ödüllendirilmek güzel ama oğlumu kurtaramadıktan sonra neye yarar..." Fatma Doğru’nun en büyük dileği oğlunun tedavisini yaptırabilmek. Doğru, "Yunus’umu kurtarmak için canımı vermeye razıyım. Paranın gerçek anlamını şimdi öğrendim. Para demek, Yunus demek, Yurtdışında tedavi demek" diyor. GÜNCEL
bir annenin feryadı seçkin başkan