🎄 Profesör Osman Müftüoğlu Kaç Yaşında

Osman Müftüoğlu, 1955’te Anamur’da doğdu. 1972’de Anamur Lisesi’ni, 1978’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1984’te iç hastalıkları uzmanı, 1989’da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları klinik şefi yardımcısı, 1989’da doçent, 1990’da iç hastalıkları klinik şefi, 1997’de profesör Ali osman önder kimdir. The Kesse Blog – Tagged "rose quartz".ALİ OSMAN ÖNDER - YouTube Kafa karıştıran, cesur, özgür, son derece ciddi, ufuk açan yorum ve analizleriyle gazeteci Ali Osman Önder’in kişisel YouTube Kanalı!Reklam ve Sponsorluk içi Kafa Bahadır erdem kimdir Bahadır Erdem kimdir? OSMAN MÜFTÜOĞLU'NUN HAYAT HİKAYESİ. 1955 yılında Mersin'in Anamur ilçesinde dünyaya geldi. 1972'de Anamur Lisesi'ni, 1978'de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1984'te iç hastalıkları uzmanı, 1989'da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları klinik şefi yardımcısı, 1989'da doçent, 1990'da iç hastalıkları MertÖzcan Kaç Yaşında Sevgilisi Var Mı? Derya, Türkan ve Dönüş isimli üç kız kardeşin hayatını konu edinen İclal Aydın’ın aynı adlı romanından televizyona uyarlanan Üç Kız Kardeş isimli dizi için geri sayım başladı. 2022 yılının ocak ayında Kanal D ekranlarında yayınlanacak olan dizi için geniş ve OsmanMüftüoğlu'dan şoke eden açıklama: Favipiravir’i boşuna yuttuk Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yapılan yeni bir araştırmanın 'Favipiravir’i boşuna yuttuğumuzu' gösterdiğini belirterek, "Görünen o ki Sağlık Bakanlığı ve Kovid-19 Bilim Kurulu’muz daha fazla beklemeden, bu ilacın kullanımıyla ilgili net bir karara EgeDenizi; Kategori:New Wave grupları; Private Emotion; Tartışma:Antagonist (terim) Peru millî futbol takımı; Astrokimya; Osamu Shimomura; Yasadışı Yedi kardeş olan Osman Müftüoğlu, iki yaşındayken annesini kaybetmiştir. Daha sonra tekrar evlenen babasının 2 çocuğu oldu. Müftüoğlu, gerçek annesinin öldüğünü ise 12 yaşında öğrendi. 1978 yılında ise Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Osmanmüftüoğlu kaç yaşında? Nis 1, 2022. Osman Müftüoğlu, 1955 (Yaşı:67 yil, 73 gün önce) yılında Mеrsin’in[] Pire otu nerede ve nasıl yetişir luIm. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yapılan yeni bir araştırmanın 'Favipiravir’i boşuna yuttuğumuzu' gösterdiğini belirterek, "Görünen o ki Sağlık Bakanlığı ve Kovid-19 Bilim Kurulu’muz daha fazla beklemeden, bu ilacın kullanımıyla ilgili net bir karara süratle varmak zorunda" dedi. Abone ol Hürriyet yazarı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bugünkü yazısında, Kovid-19 tedavisi için kullanılan Favipiravir ilacının etkinliğini ele aldı. Kanada merkezli biyofarmasötik şirketi Appili Therapeutics şirketinin gerçekleştirdiği PRESECO çalışmasında, Favipiravir’in Kovid-19'a karşı etkili olmadığının ortaya çıkmasına işaret eden Müftüoğlu, "Son bilimsel verilere bakılırsa Favipiravir’i boşuna yuttuğumuz anlaşılıyor" ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanlığı'nın ve Koronavirüs Bilim Kurulu'nun ilaç hakkında en kısa zamanda net bir karara varması gerektiğini vurgulayan Müftüoğlu, şu ifadeleri kullandı "Favipiravir, salgının başından bu yana COVID-19 hastalarına hatta hastalık belirtisi göstermeseler bile PCR testi pozitif çıkanlara önerilen antiviral bir ilaç. Aslında daha en başta bile etkinliği konusunda hepimizin -herkesin-ciddi kuşkuları vardı. Ama biraz da “Elde başka çare yok” diye düşünülerek “Belki biraz faydası olur” umuduyla öneriliyordu. Ne var ki yeni bir çalışma-FAZ 3 PRESECO çalışması- Favipiravir’in etkinliğinin neredeyse 0 noktasında olduğunu net ve açık olarak gösterdi. Bizde de Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi hocalarımızdan bazıları mesela Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz bu yeni araştırmanın sonuçlarına dayanarak, “Favipiravir’in bundan sonraki kullanımı konusunda” tereddütlerini açıkladılar. Görünen o ki Sağlık Bakanlığı ve COVID-19 Bilim Kurulu’muz daha fazla beklemeden, bu ilacın kullanımıyla ilgili net bir karara süratle varmak zorunda." NTV'de yaptığı sağlık programlarıyla vatandaşların merak ettiği sorulara cevap veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu kamuoyunu aydınlatmaay devam ediyor. Peki, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu kimdir? Osman Müftüoğlu kaç yaşında, aslen nereli? İşte merak ediliyor. PROF. DR. OSMAN MÜFTÜOĞLU KİMDİR, KAÇ YAŞINDA, NERELİ? Osman Müftüoğlu, 1955 yılında Mersin'in Anamur'da dünyaya geldi. 1972'de Anamur Lisesi'ni, 1978'de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1984'te iç hastalıkları uzmanı, 1989'da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları klinik şefi yardımcısı, 1989'da doçent, 1990'da iç hastalıkları klinik şefi, 1997'de profesör oldu. Uzun yıllar 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in özel doktorluğunu yapan Osman Müftüoğlu, 1993-2001 yılları arasında Ankara Numune Hastanesi başhekimliği ve cumhurbaşkanının sağlık başdanışmanlığı görevlerinde bulundu. Türkiye Diyabet Derneği, Ankara Diyabet Derneği, Türk Hipertansiyon ve Nefroloji Derneği, Türk İç Hastalıkları Derneği ve Osteoporoz Çalışma Grubu üyesi olan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Sağlık Bakanlığı Yüksek Sağlık Şurası, Etik Kurul ve İlaç Ruhsatlandırma Komisyonu üyeliklerinde bulundu. 2243 - Güncelleme 2313Osman Müftüoğlu kimdir araştırılıyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, konuk olduğu programlar ve yaptığı açıklamalarla gündeme geliyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu kimdir, kaç yaşında? Kilo alımının en önem nedenlerinden birinin metabolik ve ruhsal rahatsızlıklar olduğuna dikkat çekmişti. İşte, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun hayatına ilişkin bilgiler...OSMAN MÜFTÜOĞLU KİMDİR? Osman Müftüoğlu, 1955 yılında Mersin'in Anamur'da dünyaya geldi. 1972'de Anamur Lisesi'ni, 1978'de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1984'te iç hastalıkları uzmanı, 1989'da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları klinik şefi yardımcısı, 1989'da doçent, 1990'da iç hastalıkları klinik şefi, 1997'de profesör oldu. Uzun yıllar 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in özel doktorluğunu yapan Osman Müftüoğlu, , 1993-2001 yılları arasında Ankara Numune Hastanesi başhekimliği ve cumhurbaşkanının sağlık başdanışmanlığı görevlerinde bulundu. Türkiye Diyabet Derneği, Ankara Diyabet Derneği, Türk Hipertansiyon ve Nefroloji Derneği, Türk İç Hastalıkları Derneği ve Osteoporoz Çalışma Grubu üyesi olan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Sağlık Bakanlığı Yüksek Sağlık Şurası, Etik Kurul ve İlaç Ruhsatlandırma Komisyonu üyeliklerinde bulundu. Osman Müftüoğlu Mersin Ankara 1984 Gündem - Longtail Gündem Güncel Haberler Çok ısındık11 Ağustos 2022 İklim krizi yavaş yavaş her kıtayı ve her ülkeyi tehdit etmeye başladı. Uzun süredir zaten “Geliyorum, dikkat edin, ayağınızı denk alın!” gibi ciddi mesajlar yollayan bu önemli krizin sadece doğayı etkilemeyeceği de biliniyor. Krizin doğa ile birlikte biz dahil bütün canlıların yaşam alanlarını ve yaşam tarzlarını etkileyeceği, sağlıklarını da tehdit edeceği de kesin. Üzülerek belirteyim bu tehditler son zamanlarda tehdit olmaktan da çıktı yaşam gündemlerimizden biri haline geldi. Bilelim ve unutmayalım ki bu krizin yaratacağı sonuçlar yalnızca denizlerin seviyesinin yükselmesi, buzulların erimesi, iklim şartlarının değişip yeni sel baskınlarının, tayfunların, kasırgaların devreye girmesiyle de sınırlı olmayacak. Problemin yangınlarla doğayı yakıp kavuracağı, daha da önemlisi muazzam ekonomik krizlere ve küresel bir açlığa sebep olabileceği de anlaşılıyor. Hepimiz üzüntüyle izliyoruz Tarım alanları çölleşiyor, pek çok ülkede büyük yaşam alanları “yaşanamaz” hale geliyor. Ama bunlardan çok daha önemlisi iklim değişikliğinin insan yaşamı yani hayatımız üzerindeki olumsuz sonuçları olacaktır. Bu nedenle hepimizin her şeyi hükümetlerden, daha doğrusu karar vericilerden beklemek yerine bazı çabaları göstermeye daha şimdiden başlaması gerekiyor. O çabalardan bazılarını alttaki kutuda NELER YAPABİLİRİZ BBC’de Ekim 2021’de yayımlanan bir yazıda, iklim krizinin olumsuz sonuçlarını azaltmak için bireylere önerilen adımlardan bazıları şöyle sıralanmış1- Daha az hava yolculuğu Daha az otomobil kullanın ya da elektrikli araçlara Devamını Oku Ruhu ihmal etmeyin8 Ağustos 2022 Daha önce de hatırlattım...Beden ve ruh ayrılmaz bir ikilidir. Ve bu ikili muazzam ve mükemmel bir organizasyonla, harika bir işbirliği içerisinde bizi sağlıklı tutma görevini birlikte yerine getirir. Diğer taraftan bu ikiliden biri diğerini az ya da çok ama mutlaka etkilemektedir. Ve çoğu hastalık biz farkına varmasak da bu ikili arasındaki ilişkinin bozulmasından ama en çok da ruhun şu veya bu nedenle incinip hırpalanmasından ileri gelmektedir. Kısacası çoğu hastalık aslında ruhsal kökenli olmasına rağmen, bedensel kaynaklı sanılır ve kabul edilir. Mesela fibromiyalji... Mesela sisli beyin... Mesela huzursuz bacak... Mesela mutsuz bağırsak... Mesela vertigo sanılan yalancı baş dönmeleri... Mesela kalp krizi zannedilen çarpıntı atakları... Mesela astım krizi olduğu düşünülen hava açlıkları... Bu örnekleri daha da çoğaltmamız mümkün. İşte bu nedenle SADECE BEDENLERİMİZİ SAĞLIKLI GIDALARLA BESLEMEMİZ YETMEZ. RUHLARIMIZI DA DOĞRU VE DİKKATLİ BESLEMEK ZORUNDAYIZ. ONA KAYGIYI... ONA PİŞMANLIĞI... ONA HASETİ... ONA SEVGİSİZLİĞİ... VE ONA DAHA PEK ÇOK YANLIŞ ŞEYİ HEMEN VE KESİNLİKLE RUHA DA DİNLENME VE EGZERSİZ ŞART BİTMEDİ! Daha sağlıklı bir hayat için SADECE HER GÜN DÜZENLİ BEDENSEL EGZERSİZLER YAPIP DURMANIZ DA SAĞLIĞINIZI KORUYUP KOLAMAYA YETMEZ. KÂFİ GELMEZ. RUHUNUZA DA HAZ VE KEYİF EGZERSİZLERİ YAPTIRMAK son bir uyarı daha YALNIZCA BEDENİNİZİ DEĞİL, RUHUNUZU DA ZAMAN ZAMAN TATİLE ÇIKARMALI, ONU DA HUZURLU DİYARLARA, DERİN UYKULARA TAŞIMALISINIZ. KISACASI RUH SAĞLIĞINIZA DA TIPKI BEDEN SAĞLIĞINIZ GİBİ GÖZÜNÜZÜN İÇİ’ GİBİ BİLGİ ZEYTİN ECZACISIYLA TANIŞTINIZ MIYazının Devamını Oku COVID negatif yorgunluk pozitif6 Ağustos 2022 Güne iki haberle başlayalım, önce kötü haber COVID-19 vakalarındaki sayısal artış sağlık gündemimizin yine bir numaralı maddesi olma yolunda. Lütfen rehavete kapılmayalım, korunma önlemlerini dikkatle sürdürmeye devam habere gelince... Şu anda yaygın durumda olan ve varyantlarından kaynaklanan COVID-19 vakalarında hastalık gerçekten de beklenenden daha hafif seyrediyor. Ama bilelim ki COVID-19 sonrasında ortaya çıkan “YORGUNLUK SORUNU”nun hastalığın hafif mi, ağır mı seyrettiğiyle pek bağlantılı olmadığı anlaşılıyor. Nedeni şu...KISA BİLGİ YORGUNLAR ORDUSU’ OLDUKYazının Devamını Oku Beslen ama besilenme4 Ağustos 2022 Önce iyi haber Sağlıklı, çeşitli, doğru ve dengeli beslenmeyi çoğumuz öğrendik. Kötü habere gelince... İçimizden bazıları -maalesef- sağlıklı gıdaları tüketirken abartıya de vitamini, minerali bol, antioksidan gücü yüksek, proteini, karbonhidratı, yağı kaliteli sağlıklı yiyecekleri tercih eden pek çok insan bu gıdaları gereğinden fazla yiyip içtiği için kilo alıp sağlığını bozabiliyor. Daha anlaşılabilir bir ifadeyle “beslenmek” yerine “besilenmek” yanlışına düşebiliyor. Lütfen sadece ne yediğimize değil, ne kadar yediğimize de dikkat ÖRNEKZEYTİNYAĞININ DA FAZLASI ZARARLI ZEYTİNYAĞI kesinlikle sağlıklı bir yağ. Benim deyimimle “Yağların kraliçesi!”. Ama bilelim ki bir kaşık zeytinyağında ortalama 120 kalori civarında enerji var. Ve yine bilelim ki yüzde 60-70’ini sağlığa olağanüstü faydalar sağlayan “tekli doymamış yağlar” oluştururken, yüzde 17-20’sini ise “fazlası sağlığa zararlı” olabilen “doymuş yağlar” oluşturuyor. Eğer üzerine “limon, kekik, nane eklenmiş” zeytinyağını kahvaltınızda fazlaca tüketecek olursanız, akşam yemeğinizdeki salatanıza “Sızmadır, saftır, sağlıklıdır” deyip aşırı miktarda zeytinyağı ekleme yanlışına düşerseniz, hele bir de güne “her sabah yarım-bir çay bardağı zeytinyağı içerek” başlama hatasını sık sık tekrarlarsanız bir süre sonra bel çevrenizin genişleyip göbeğinizin büyüdüğünü, kolesterol seviyenizin ciddi ölçüde yükseldiğini görünce sakın SORUSUDEMİRİM AZALINCA NE OLURYazının Devamını Oku COVID-19 rakamları tırmanmaya devam ediyor1 Ağustos 2022 COVID-19’a yakalananların sayısında yeniden, hızlı ve dikkati çeken bir tırmanma var ve bu tırmanma ısrarla devam bilgiyi Sağlık Bakanlığı verileri de doğruluyor. Son açıklanan resmi rakamlara göre, haftalık vaka sayısı 365 bin 424, son haftadaki insan kaybımız ise 157 kişi oldu. Tekrar hatırlatıyor ve uyarıyoruz Virüsün eski gücünü kaybettiği doğrudur. Vaka sayılarındaki artışa rağmen -çok şükür- hastaneye yatış, yoğun bakıma alınma ve insan kaybı rakamlarımız eskisi kadar korkutucu ve üzücü değildir. Ama ne olursa olsun son varyantların “ ve bulaşma hızı ve kabiliyeti dikkate alındığında rehavete kapılmamamız gerekmektedir. Bu nedenle hiç olmazsa sadece riskli alanlarda maske kullanımının ve hijyenik önlemleri ısrarla sürdürmenin bile işe yarayabileceği unutulmamalıdır. Diğer taraftan hatırlatma dozu aşılarının da riskli kişiler için hâlâ önemli bir korunma aracı oldukları doğrudur. Lütfen dikkatli olmaya, korunma önlemlerini gerektiğinde mutlaka kullanmaya devam edelim. Eğer riskli grupta isek son yaptırdığınız aşının veya geçirdiğiniz COVID-19 enfeksiyonunun üzerinden 4-5 aydan daha uzun bir zaman dilimi geçmiş ise hatırlatma dozu aşılarımızı mutlaka İÇİN 4 ÖNEMLİ EV TESTİYazının Devamını Oku Pandemi yaşlılarda depresyonu da tetikledi30 Temmuz 2022 Pandemi süreci en çok yaşlıların sağlığını 70’li yaşları geçen ve kronik bazı sağlık sorunları olan yaşlılarımız pandemiden daha çok zarar gördü. Uzun süre ve sık sık tekrarlanan “evden çıkma yasakları”nın 65 yaş üstü için neredeyse bir çeşit ev hapsine dönüşmesi, bu yaş grubunda zaten mevcut olan “kaygı, endişe, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozukluğu ve beslenme hatalarıyla” da birleşince pandemi sonrasında muazzam bir “yaşlı depresyonu salgını” devreye girdi. Depresyon tabii ki her zaman, her yaş için önemli bir sağlık tehdidi ama yaşlılarda bellek bozukluğunu da hızlandırdığı, bunamayı da kolaylaştırdığı için çok daha mühim bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle eğer 60 yaş üzeri biri iseniz “yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, iştahsızlık ya da iştah kontrolü bozukluğu, gece terlemeleri, öfke atakları, odaklanma ve hatırlama sorunları, uyku bozuklukları” ve benzeri bazı problemleri tekrar tekrar yaşamaya başladıysanız lütfen bu işaretleri ciddiye alınız ve depresyon değerlendirmesinden geçmek üzere bir ruh sağlığı uzmanından yardım PANİK ATAK’ ÖZETİ PANİK atak sık görülen ruh sağlığı problemlerinden biri. Ne var ki çoğu zaman “çarpıntı atakları, baş dönmesi nöbetleri” gibi bedensel işaretlerle de ortaya çıkabildiği için uzun süre gözden kaçabiliyor. İsterseniz gelin -daha önce de sizinle paylaştığım- bazı panik atak notlarına yeniden bir göz 1 NEDİR?Yazının Devamını Oku Yürümeye mecburuz28 Temmuz 2022 Önce şu bilginin altını kalınca çizelim Ne sadece akılcı beslenerek, güzel ve keyifli uykular çekerek ne de ruhumuzu huzur limanlarımıza demirleyerek sağlıklı kalmamız ve hastalıklardan korunmamız mümkün olmaz, olamaz. Bu vazgeçilmez üçlü ayrıntıya mutlaka ama mutlaka fiziksel aktiviteyi de eklemek zorundayız. Kısacası benim bu köşede de sık sık tekrarladığım sağlıklı yaşam mottolarımdan biri olan “Ayakta kal, hayatta kal!” yaklaşımını vazgeçilmez bir iyi hayat yoldaşı olarak hayatımızın bir parçası yapmaya mecburuz. Ayrıca şunu da net ve açık olarak bir kenara not etmemiz lazım Beden yapılanmamız/metabolizmamız da ruh sağlığımız ve uykumuz da bize her gün aktif olmamızı ve mümkünse yine her gün “ilave bir fiziksel aktivite” yapmamızı emrediyor. Genetik mirasımız, biyolojik yapılanmamız, biyomekanik organizasyonumuz ise bu aktivitelerin en iyisi ve etkilisinin “düzenli günlük yürüyüşler” olduğunu söylüyor ve bize “Mutlaka ama mutlaka her gün yürümelisiniz” diyor. Kısacası bizim yürümenin sağlık faydalarını tartışmak yerine yürüyüşlerimizin bize nasıl daha çok sağlık faydası sağlayacağı üzerine kafa patlatmamız SORU GÜNDE KAÇ ADIM ŞU bilgi doğru Günde adım kavramı Japon bir adım sayacı üreticisinin Yamasa Corporation/Tokyo 1960’larda geliştirdiği bir satış sloganına dayanıyor. Ama özellikle son yıllarda gerçekleştirilen pek çok araştırma, bu hedefin pek de yanlış olmadığını doğruluyor. Yine o araştırmalara bakılırsa yetişkin biri; cinsiyeti, sağlık durumu, yaşı, eğitimi ve daha pek çok faktörün etkisiyle günde ortalama civarında adım atıyor. Yürüme üzerine araştırma yapan uzmanlar ise prensip olarak adımdan daha az sayıları “sedanter/sınırlı”, adım arasındaki rakamları “düşük aktif”, adım arasındaki değerleri “biraz aktif”, adım aralığını “aktif”, adımdan fazlasını ise “yüksek aktif” kategorisine dahil ediyor. Aynı uzmanlara göre, -üzülerek belirteyim- çoğu yetişkin günde ortalama adım atabiliyor. Peki, yeterli mi? Kesinlikle hayır! Nedenine gelince...KISA BİLGİMİNİMUM HEDEF VE ÜSTÜBİZYazının Devamını Oku Kime inanacağız25 Temmuz 2022 İstisnasız hepimiz, “iyi yaşayıp iyi yaşlanmak” yine hepimiz çok iyi biliriz ki bu hedefe ulaşmak, sadece ve sadece “mükemmel bir sağlık” yaklaşımı ile mümkündür. Bunun için de yine hepimiz farklı doz ve önem sıralarına koyarak “doğru, dengeli, yeterli, çeşitli beslenmeye; formda, zinde ve aktif olmaya; stresimizi doğru yöneterek huzurlu ve ruhlu bir hayat yaşamaya; kaliteli, derin ve dinlendirici güzel uykularla buluşmaya” gayret ederiz. Peki, bu hedeflere ulaşmak için nasıl bir yol haritası izleyeceğiz? Önümüze konan bilgilere ne oranda güveneceğiz? Daha da önemlisi kime inanıp kime güveneceğiz? SORU ŞU PROBLEM NE BİLİMSEL çalışmaların önümüze koyduğu “SAĞLIK TAVSİYELERİ”nin zaman zaman birbirleri ile ciddi ölçüde çeliştiğinin ben de farkındayım. Çelişkili bilgilerin en çok yoğunlaştığı alanların başında da “beslenme önerileri”nin geldiğini biliyorum. Ama şunu da biliyorum ki bu çelişkiler bundan önce de vardı, bundan sonra da hep olacak. Biz size yine dün “Kahvaltı kraldır” derken, bugün “Kahvaltıyla öğle yemeğini birleştirin, sabah erken kahvaltı alışkanlığından vazgeçin” diyebileceğiz. Ve yine hiç şüpheniz olmasın ki yarın yeniden “Kahvaltısız olmaz” iddiasıyla önünüze gelebileceğiz. Bu yaman çelişkinin birçok nedeni olsa da en önemlisi beslenme konusunda araştırma yapmanın zorluğudur. Peki, neden? Beslenme araştırmaları niçin bu kadar zor ve farklı sonuçlar veriyor?Yazının Devamını Oku

profesör osman müftüoğlu kaç yaşında